Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/11199 E. 2017/13028 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11199
KARAR NO : 2017/13028
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili, dayanak … Anadolu 7. Aile Mahkemesi’nin 05.12.2013 tarih ve 2012/478 Esas, 2013/834 Karar sayılı kararının Yargıtay’ca manevi tazminat yönünden bozulduğunu, manevi tazminata ilişkin davanın halen derdest olduğunu, ilama aykırı olarak manevi tazminatın icra takibine konu edildiğini, ilamda maddi ve manevi tazminat için faize hükmedilmediği halde icra emrinde karar tarihinden itibaren faiz işletildiğini belirterek icra emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece şikayetin reddine karar verilmiş olup hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, ilamda faize hükmedilmemişse, kesinleşmeden infazı istenemeyecek ilamlar hariç, karar tarihinden itibaren faiz talep edilebilir. 6100 sayılı HMK’na eklenen “Geçici madde 3” atfı ile uygulanması gereken HUMK’nun 443/4. maddesine (6100 sayılı HMK’nun 367/2. maddesine) göre aile ve şahsın hukukuna dair hükümler kesinleşmedikçe infaz edilemez. Bu nevi davalar sonunda hüküm altına alınan yargılama giderleri ve tazminat gibi ilamın eklentilerine ilişkin bölümler de boşanma kararı kesinleşmeden infaz edilemez. Bu durumda, boşanma kararı ile birlikte hükmedilmiş tazminat ve diğer feri alacakların takibe konulması halinde, ancak, infaz edilebilir hale geldiği boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren faiz istenebilir. Bu nedenle faizin kararın kesinleşme tarihinden itibaren hesaplanması ve itirazın bu kurallar çerçevesinde değerlendirilmesi gereklidir (İçtihadı Birleştirme …. 24.11.1995 tarih 1994/2 Esas-1995/2 Karar sayılı kararı).
Somut olayda; takip dayanağı … Anadolu 7. Aile Mahkemesi’nin 05.12.2013 tarih ve 2012/478 Esas, 2013/834 Karar sayılı kararının Yargıtay…. Hukuk Dairesi’nin 10.11.2014 tarih ve 2014/11236 Esas, 2014/22293 Karar sayılı ilamı ile manevi tazminat yönünden bozulup diğer yönlerden onandığı, mahkeme ilamının 09.01.2015 tarihinde boşanma, tedbir nafakası ve maddi tazminat yönünden kesinleştiği ve icra takibininde 29.01.2015 tarihinde başlatıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, takip öncesinde manevi tazminat alacağının Yargıtay bozma ilamı ile ortadan kalktığı gözetilerek manevi tazminat yönünden takibin iptali gerekir.
Mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle manevi tazminat ve (faizi) ile maddi tazminatın faizi yönünden şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine , 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.