Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/40062 E. 2017/20409 K. 04.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40062
KARAR NO : 2017/20409
KARAR TARİHİ : 04.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı, yıllık izin alacağı ile ilgili açmış olduğu 08.11.2012 tarih 2011/353 esas sayılı davanın sonuçlandığını, bilirkişi raporuna göre bakiye alacağının bulunduğunu öne sürerek bakiye yıllık izin ücreti alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, mahkemenin 08.11.2012 tarih 2011/353 esas ve 2012/632 karar sayılı dava dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, ”Davacının işe başladığı 25.05.1989 tarihinden daimi kadroya alındığı 2001 yılına kadar süren çalışmasının nitelendirilmesinin doğru bir şekilde yapılması ve bundan sonra davacının tüm çalışma süresine göre varsa yılık izin ücreti alacağının olup olmadığının ve miktarının doğru bir şekilde belirlenmesi” gerektiği gerekçesiyle yapılan bozmaya uyularak, bozmadan sonra İl Özel İdaresinin devredildiği gerekçesiyle Büyükşehir Belediyesi davaya dahil edilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz :
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-12.11.2012 tarihinde kabul edilen 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un “Büyükşehir Belediyesi kurulması ve sınırlarının belirlenmesi” başlıklı 1. maddesinin 2. fıkrası ile Büyükşehir Belediyesinin sınırlarının il mülki sınırları olduğu, aynı maddenin 5. fıkrası ile Büyükşehir Belediyesi bulunan illerdeki il özel idarelerinin tüzel kişiliklerinin kaldırıldığı ve yine aynı Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrası ile “Söz konusu il özel idarelerinin mahkemelerde süren davaları ile il özel idaresi olarak faaliyet gösterdikleri dönem ve yapılan işlemlere ilişkin olarak açılacak davalarda muhatap, devir işleminin yapıldığı ilgili kurum ve kuruluştur.” hükmüne yer verilmiştir.
6360 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasına göre, “Bu Kanundaki devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerini yürütmek üzere vali tarafından, bir vali yardımcısının başkanlığında, valinin uygun göreceği kurum ve kuruluş temsilcilerinin ve ilgili belediye başkanlarının katılımıyla devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kurulur. Bu komisyona yardımcı olmak üzere valinin görevlendirmesi ile alt komisyonlar da kurulabilir.” düzenlemesi ile devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak il özel idarelerinin tüzel kişiliklerinin kaldırılmasına ilişkin 6360 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 5. bendinin aynı Kanun’un “Yürürlük” başlıklı 36. maddesinin 1. fıkrasına göre ilk mahalli idareler genel seçiminde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; 6360 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrası gereğince, Mahkemece ilgili komisyon kararının da celbi ile 14.10.2009 tarihinde yargılama aşamasında kapatılan il özel idaresinden emekli olan davacının dava konusu hak ve/veya borca ilişkin devir işleminin yapıldığı ilgili kurum ve kuruluş belirlenmeli, Kahramanmaraş Büyükşehir belediyesine husumetin doğru yöneltilip yöneltilmediği, taraf teşkilinin doğru sağlanıp sağlanmadığı netleştirilmeli, buna göre yargılama yapılarak hüküm kurulmalıdır.
3-Kabule göre, taraflar arasındaki bir başka uyuşmazlık davacının yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, hükme esas alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
Öncelikle davacının sendika üyelik başlangıç tarihi dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu husus netleştirildikten sonra, davacının 1999 yılına kadar mevcut kıdem süresi tespit edilmeli, 1999 yılında kullanması gereken izin bu hizmet süresine göre sendikaya üyelik durumu dikkate alınarak toplu iş sözleşmesine ya da yasal mevzuata göre belirlenmeli, bundan sonra davacının mevsimlik işçi olarak işe başladığı tarihten kadroya geçirildiği tarihe kadar olan toplam hizmet süresi dikkate alınarak ve sendikaya üyelik durumu dikkate alınarak toplu iş sözleşmesine ya da yasal mevzuata göre 2001-2009 arası hak kazandığı yıllık izin süreleri belirlenerek, davacının itirazı bulunmadığı anlaşıldığından son günlük brüt ücret 63,62 TL üzerinden ve 238 gün yıllık izin kullandığı kabulüne göre yıllık izin alacağı hesaplanmalı, hesaplanan miktardan ek dava ile hüküm altına alınan 100,00 TL mahsup edildikten sonra usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bakiye yıllık izin ücreti alacağı hüküm altına alınmalıdır.
Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde ilgililere iadesine, 04.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.