YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21267
KARAR NO : 2017/15438
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Dava Dilekçesinin Özeti;
Davacı vekili müvekkilinin 25/09/2007 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalışmaya başladığını; müvekkilinin bu çalışmasının 30/04/2015 günü mesai bitimine kadar kesintisiz olarak sürdüğünü, müvekkilinin işyerinde üretim elemanı ve sendika ikinci temsilcisi olup işe iade davası açma koşullarının mevcut olduğunu, müvekkilinin iş akdi 30/04/2015 tarihinde işveren tarafından “sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, piyasada ki genel durgunluk” gibi ekonomik nedenlere dayandırılarak feshedildiğini, bu gerekçenin tümden gerçek dışı olduğunu; gerçek fesih nedeninin işyerinde … …. İş Sendikası’nın işyeri temsilcisi olan müvekkilinin sendikal faaliyette olduğunu; davalı işyerinde ki önceki sendika baş temsilcisi 2015 yılı Şubat ayında öldükten sonra işyerine yeni baş temsilci atandığını; bu tarihten itibaren baş temsilci ve işveren tarafından müvekkilinin sendika temsilciliğinden istifa etmesine yönelik baskılar başladığını, davalı işveren ve atanan yeni temsilci müvekkili ve diğer temsilcinin işçilerin haklarını koruyan tutumundan rahatsız olup daha uysal ve daha rahat çalışabilecekleri isimlerle çalışmak isteyip bu nedenle müvekkilinin istifası için baskı uygulamaya başladığını, müvekkilinin diğer işçilerin yanında sık sık işveren ve baş temsilci tarafından azarlanıp küçük düşürüldüğünü, sürekli görev tanımının dışında daha zor ve kötü koşullarda ki işlere verildiğini, yine sürekli olarak sendika temsilciliğinden istifa etmesi durumunda emekliliğe kadar çalışacakları vaadinde bulunulduğunu; müvekkilinin işyerinde kendisine uygulanan tüm bu baskılara bir süre dayanıp ama sonrasında işten çıkarma tehdidine dayanamayarak 2015 yılı nisan ayı ortasında sendika temsilciliğinden istifa etmek zorunda kaldığını, buna rağmen müvekkiline emekliliğine kadar çalışabileceği sözü veren işverence temsilcilikten istifa ettirildikten hemen iki hafta sonra işten çıkarıldığını, dolayısıyla feshin tek nedeninin müvekkilinin sendika da ki görevi olduğunu iddia ederek, müvekkilinin iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine, 6356 Sayılı Sendikalar Ve Toplu Sözleşme Kanunu’ nun 24. maddesinin 1 ve 3. bentleri gereğince boşta geçen sürelere ait temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasında ki ücret ve diğer haklarının davalıdan da alınarak verilmesine; fesih sendikal nedene dayandığından 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında feshin 6356 Sayılı Kanunu’ nun 25. maddesinin 5. bendi uyarınca davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın müvekkiline en az 12 aylık brüt ücret tutarında sendikal tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalıların Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedilmediğini, davacının klima departmanında çalıştığını ve bu bölümün iki ayrı, klima santral ve Rooftop kısımdan oluştuğunu, iş hacmine bağlı olarak davacının her iki kısımda da görevlendirilebildiğini, bir süreden beri her iki kısım için beklenen büyük siparişlerin gelmediğini ve buna bağlı olarak durgunluk yaşandığını ve bu durum halen devam ettiğini, davacının iş akdinin de bu sebeple feshedildiğini, davacının kendisinin de bağlı bulunduğu sendikayla yaşadığı problemleri müvekkili firmaya yıkmaya çalıştığını ve böylece haksız kazanç yaratmaya çalıştığım, müvekkili firmada iş alımı ve işçi çıkartma kriter ve prosedürlerinin belli olduğunu, davacının 15 Nisan 2015 kendi isteği ile sendika temsilciliğinden istifa ettiğini, davacının sendika baş temsilciliğine aday olması ancak seçilememiş olmasının olduğunu, sendikal nedenlerle iş akdinin feshedildiği iddiasının makul ve mantıklı olmadığını, müvekkili işletmede tüm çalışanların sendika üyesi olduğunu, davacının kütü niyetli olarak daha fazla kazanç elde etmek amacını taşıdığını, davacının iş akdi feshinin haklı ve geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili süresinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, emsal nitelikteki … 1. İş Mahkemesi’ nin 2015/459 E. 2016/738 K. sayılı dosyasından, davalı şirkete üretimin azalması gibi nedenlerin Mayıs 2015 tarihinden itibaren mevcut olduğu ,davacının görev yaptığı birimin sipariş odaklı çalıştığı ve fesih dönemi sonrasında dramatik şekilde azalmaların olduğu ancak davacının çalışabileceği alanlara yeni işçi alımının bulunduğu ,davacıya farklı bir iş teklifinin yapılmadığı, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine karar verilmesi yerindedir.
Ancak, davacı sendikal tazminat talep etmiş isede iş yerinde sendikalı çalışanların bulunduğu ,davacının sendika temsilciliğinden … nedenleri ile istifa ettiği baş temsilcilik şeçim ilanının davacının iş aktinin feshinden çok sonra 30/09/2015 tarihinde yapıldığı, seçimin ise 09/10/2015 tarihinde yapıldığı, seçime 4 adayın katıldığı, davacının seçime katılsa bile seçilip seçilmeyeceğinin belirsiz olduğu ,bu sebeple davalı işverenin aylar sonra yapılan seçime davacının katılmasını engellemek için fesih yaptığı iddiasının soyut olup, somut verilerle kanıtlanamadığı,davacının işyerinde sevilmediği iddia edilmiş isede davacının 2004 yılından beri işyerinde çalıştığı,ve sendika üyeliğinin 2014 tarihi olduğu,davacının sendika üyesi olmadan uzun yıllar davalı işyerinde çalıştığı, davacının sendika üyeliğinden sonrada davalı işverende çalışmasının uzun bir süre daha devam ettiği , ispat yükü üzerinde olan davacının sendikal faaliyetlerinden dolayı fesih yapıldığı iddiasını kanıtlayamadığı anlaşıldığından, 4857 sayılı İş Kanunun 20/3. maddesi uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalı tarafından ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacının süresi içinde başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki …. si uyarınca belirlenen 1.980,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Alınması gereken 31,40 TL. karar-ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 27,70 TL. harcın mahsubu ile bakiye 3,70 TL. harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafça yapılan harçlar dahil toplam 238,40 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8- Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
9- Tarafların yatırdığı avanslardan kullanılmayanların ilgilisine iadesine,
10- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 11.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.