YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7694
KARAR NO : 2017/13947
KARAR TARİHİ : 26.10.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün kısıtlı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
… A R A R
Davacı dava dilekçesinde; eşi …’nun Türk Medeni Kanununun 406. maddesi gereğince mal varlığını kötü yönetme sebebiyle de vasi atanmasını istemiştir.
Doktrinde savurganlık genellikle şu iki şekilde ifade edilmektedir:
Savurganlık: Gereksiz ve geliri ile bağdaşmayacak şekilde harcama yapmak. Ya da bir kimsenin parasal gücünü aşar derecede bilinçsiz ve amaçsız harcamalar yapma eğilimi ve bunun alışkanlığa dönüşmesi. Gereksiz harcamadan; düşüncesiz, amaçsız ve bilinçsiz harcama anlaşılır. Bu şekildeki harcama süreklilik göstermelidir.
Bu açıklamalardan sonra TMK nın 406. Maddesindeki kısıtlama nedenleri şöyle formüle edilebilir. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı (toplumun değer yargılarıyla bağdaşmayan davranışlar, toplum tarafından hoş karşılanmayan davranışlar), mal varlığını kötü yönetme nedenleriyle, kendisini veya ailesini varlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan. Ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden, her ergin kısıtlanır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; kısıtlı adayı … hakkında 08.02.2016 tarihli Sosyal Hizmet Uzmanı tarafından düzenlenen rapora göre ; eşler arasında para harcama, tasarruf etme konusunda kişisel farklılıklar olduğu, davacının parayla ilgili konularda hassas, kaygılı biri olduğu, bu sebeple kısıtlanması istenilenin harcamalar konusunda eşinden bir şeyleri gizleyerek kaçınma davranışı geliştirdiği, bunun da eşlerin sorunu paylaşamamalarına ve beraber sorun çözebilmelerine engel olduğu, kısıtlı adayının ailesinden habersiz yeğenine kredi çektirmiş olmasının ve bu durumun öğrenilmesinin ailenin dayanışma içerisine girememesine neden olduğu belirtilmiştir. …….. Hastanesinin 02/03/2016 tarih ve 3510 sayılı sağlık kurulu raporunda; …’nun yapılan muayenesinde, akli dengesinin akıllıca yaşam sürmek için yeterli olduğu, bir takım parasal harcamaları ailesinden gizlediği ve bu durumun aile içerisinde maddi sıkıntılara yol açtığı, savurganlık nedeniyle vasi tayininin uygun olabileceği belirtilmiştir
Gerek Sosyal Hizmetler Uzmanı tarafından düzenlenen raporda belirtilen hususlar ve gerekse sağlık kurulu raporunda belirtilen hususlar TMK nın 406. maddesinde sayılan kısıtlama nedenlerini oluşturmadığı somut olayda kısıtlamayı haklı kılan başkaca delil bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 26.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.