YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8683
KARAR NO : 2017/6348
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/01/2016 tarih ve 2015/385-2016/7 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın … şubesinden 10/08/2012 tarihinde kullandığı ve 11/12/2012 tarihinde erken ödeme ile kapattığı kredi için başlangıçta istihbarat ücreti adı altında 500,00 TL, erken ödeme komisyonu adı altında 1.871,00 TL ödeme yaptığını, krediler nedeniyle tarafından istihbarat ve erken ödeme komisyonu adı altında alınan 2.371,00 TL toplam tahsilat yapıldığını ileri sürerek ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müşteriye Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, bu nedenle öncelikle davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davacıdan kredi tahsisi nedeniyle 500,00 TL istihbarat ücreti tahsil edildiğini, kredi sözleşmesi imzalanmadan önce davacı tarafın bilgilendirildiğini, mevzuat uyarınca gerekli kesintilerin yapıldığını, bu konuda da karşı tarafla müzakere yapılarak karşı tarafın muvafakatinin alındığını, haksız şart niteliğini taşımadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kredi sözleşmesinin genel kredi sözleşmesi şeklinde düzenlendiği, ancak davacının ticari faaliyette bulunduğu ve tüketici olmadığını ispata yarar delillerin dosyaya sunulmadığı, özü itibarı ile kredinin tüketici kredisi olduğu kanaati ile davanın kabulü yönünde karar verildiği, Yüksek Mahkeme’nin uyuşmazlığın ticari krediye olduğuna ilişkin bozma kararı üzerine, davaya ticaret mahkemesi olarak devam edildiği, bu kapsamda talebin niteliği de dikkate alınarak davacı vekiline talebini açıklaması için kesin süre verildiği, son durum itibarı ile uyuşmazlığın tüketici hukuku kapsamında değerlendirilmediği ve ticari krediden kaynaklandığı, uyuşmazlığın genel işlem koşulları kapsamında haksız şart niteliğinde olabileceği, ancak talebin açıklanması yönünde verilen süreye rağmen davacının bu yönde herhangi bir talepte bulunulmadığı, dava dilekçesindeki talep itibarı ile sair hususların araştırılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasında düzenlenen ticari kredi sözleşmesi uyarınca davalı banka tarafından alınan masraf ve komisyon kesintilerinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece uyuşmazlığın genel işlem koşulları kapsamında haksız şart niteliğinde olabileceği, davacının talebini açıklaması için verilen süre içerisinde herhangi bir talepte bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 10.08.2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, bu tarihte 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu, Kanun’un 20 vd. maddelerinde düzenlenen Genel İşlem Şartları’na ilişkin hükümlerin ticari krediler yönünden de resen uygulanması gerektiği, mahkemece, sözleşmenin esası, tarafların iddia ve taleplerinin bu hükümler çerçevesinde irdelenip davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin yukarıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.