YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10931
KARAR NO : 2017/13570
KARAR TARİHİ : 24.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
… A R A R
Alacaklı vekili … 13. İcra Müdürlüğünün 2012/9999 esas sayılı takip dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, İcra Müdürlüğünce borçlu tarafından haciz konulan hesaplar ile ilgili kamuya tahsis itirazında bulunulmamasına rağmen “kamuya tahsisli değil ise” ibaresini haciz müzekkeresine yazıldığını, eşit işlem hakkı gereği haciz tarihinden itibaren ….Şubesindeki hesap hareketlerinin müzekkere ile sorulmasına yönelik taleplerinin İcra Müdürlüğünce reddedildiğini 06/09/2012 tarihli kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Şikayetin reddine ilişkin Mahkemenin ilk hükmü alacaklı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay ..Hukıuk Dairesince “Haczi talep edilen banka hesabı ile ilgili kayıtlar ve hesap ekstresi bankalardan getirtildikten ve Belediyeden hesaplardaki paraların nitelikleri ayrıntılı olarak sorulduktan sonra, bu hesaplara yatan paraların nitelikleri incelenmeli, gerektiğinde defter ve kayıtlar ve banka hesap ekstreleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra haczedilen paraların niteliği belirlenmelidir. Hesaptaki paraların, vergi, resim ve harç niteliğinde olmaları veya kamu hizmetinde fiilen kullanılıyor olmaları halinde (bu olgu belirlendiği takdirde) haczedilemeyeceği düşünülmelidir. Hesabın yukarıda açıklandığı üzere havuz hesabı olduğunun belirlenmesi halinde ise haczedilmezlik şikayetinin reddine karar verilmelidir. ” gerekçeleriyle bozulmuş, Mahkemece anılan hesapların havuz hesabı olduğu belirtilerek şikayetin kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da dile getirildiği üzere ….hesaba ait ekstrelerin dosyada mevcut olmadığı, bu nedenle hesabın haczedilebilir olup olmadığı noktasında inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereği kısmen yerine getirilmemiştir. Bozma ilamı doğrultusunda, …. nolu hesaba ait hesap hareketleri de getirtilerek bu hesap yönünden de inceleme yapılması gerekirken, her üç hesap yönünden şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bozmaya uyulduğu halde, gereklerinin kısmen yerine getirilmemiş olması ve bozma ilamı doğrultusunda ….8 nolu hesap yönünde de inceleme yapılması için hükmün yeniden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.