Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2017/1033 E. 2017/6267 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1033
KARAR NO : 2017/6267
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/01/2016 tarih ve 2015/1035-2016/62 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.11.2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı ve ihbar olunanlar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi ile kira sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşmelerin 5 yılı aşan kısım için Rekabet Kurumu kararı sonrasında davalı tarafça feshedildiğini, müvekkilinin davalı taraftan kira bedeli bakiye alacağı, duran varlık inşaat bedeli bakiye alacağı, işletme yatırım destek bedeli bakiye alacağı, kar mahrumiyeti, cari hesap alacaklarının olduğunu ileri sürerek alacaklarının tahsilini ve ariyet olarak verilenlerin iade edilmemesi nedeniyle bedellerinin tahsilini talep ve dava etmiş; davaya konu kira sözleşmesine ilişkin talep açısından dava şartı yokluğundan görevsizlik kararı verilmesi sonrasında eldeki dava ile bakiye kira alacağının tahsiline ilişkin talebin yargılaması yapılmıştır.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olmayıp kar paylaşımı sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin her hangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre;taraflar arasında 31/07/2008 tarihli düzenlenen bayilik sözleşmesine göre akaryakıt istasyonu ve müştemilatının işletmeciliğinin ve bayiliğinin davacı tarafından davalı şirkete verildiği, ayrıca davacı ile davalı arasında 10/02/2005 tarihli 20 yıl süreli kira sözleşmesinin yapıldığı, bu sözleşmeye göre de taşınmazın üzerinde akaryakıt istasyonu ile sair bina ve eklentilerinin yapılması ve işletilmesi amacı ile davacıya kiralandığı, kira sözleşmesinin 11/02/2005 tarihinde tapuya şerh edildiği, davalının davacıya göndermiş olduğu ihtarname ile taraflar arasındaki tüm sözleşmelerin 31/05/2012 tarihi itibarı ile feshedildiği, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 23 yıl süre ile devam ettirileceği hükmüne dayalı olarak davacının davalıya toplam 23 yıllık kira bedeli karşılığı olarak 3.791.200 TL yi ödediği, davalının sözlemeyi süresinden önce sona erdirmesinden dolayı davalının davacıya tahliye tarihi olan 31/05/2012 tarihinden sonraki süreye tekabül eden kira parasını iade etmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 1.989.438,92 TL’nin 31/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen akaryakıt istasyonu ve müştemilatının işletmeciliği ve bayiliğine ilişkin sözleşme ile kira sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup davaya konu kira sözleşmesine ilişkin talep açısından görevsizlik kararı verilmesi sonrasında eldeki dava ile davacının davalıya kira bedeli karşılığı ödediği bedelden sözleşmenin süresinden önce sona ermesi ve tahliye nedeniyle bakiye kalan kira alacağının tahsili istenmiştir. Mahkemece diğer alacak kalemleriyle, davalı tarafından açılan karşı davaya ilişkin alacakların da hesaplandığı tefrik edilen dosyada yer alan bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporuna istinaden davacıya iadesi gereken kira bedelinin 1.989.438,92 TL olduğu kabulüyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda ve ek raporda kira ödemelerinin sözleşmenin işlemeden kalan süresine isabet eden bölümünün 2.877.808,64 TL olduğu belirtilmekle birlikte, dava konusu edilen diğer alacak kalemleriyle birlikte, mahsuplaşma sonrasında asıl davada davacının isteyebileceği bedelin 1.989.438,92 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Yani tefrik edilen dosyada alınan bilirkişi raporunda tarafların tüm alacak, hak ve yükümlülükleri gözetilerek mahsup yoluyla bir sonuca varılmaya çalışılmış olup, eldeki davada sadece kira bedeli olarak ödenen bedelden sözleşmenin işlemeyen kısmına isabet eden kısmın iadesinin istendiği nazara alındığında mahkemece hükmedilen bedelin sadece bu alacağa yönelik olmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte davalı tarafça da kira bedeli olarak yazılı tutarların bir kısmının davacı tarafından davalıdan muhtelif adlar altında geri alındığı iddia edildiği gibi, tefrik edilen dosyada alınan bilirkişi raporu ile ek rapora tarafların itirazlarının bulunduğu da görülmektedir. Bu suretle, dava konusu alacak miktarının tespiti bakımından taraf iddia ve delillerinin değerlendirilmesi, tefrik edilen dosyada alınan ve taraflar arasındaki tüm ilişkiyi inceleyen bilirkişi raporu ile ek rapora yapılan itirazları tartışan yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden taraflara iadesine, 16/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.