Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2017/5077 E. 2017/14724 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5077
KARAR NO : 2017/14724
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1, 142/1-b, 143/1, 151/1, 62/1 (üç kez) ve 50. (iki kez) maddeleri gereğince 2 yıl 3 ay 8 gün hapis, 3.000,00 ve 4.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Kars 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/02/2012 tarih, 2010/484 Esas ve 2012/125 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 11/10/2017 tarih ve 94660652-105-36-6583-2017-Kyb sayılı talebi ile Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 24/10/2017 tarih ve 2017/58967 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE:
“1-Nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümde, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-g maddesi gereğince cezalandırılmasının talep edilmesi ve mahkemenin de kabulünün bu yönde olmasına, keza suçun gece vakti işlendiğinin anlaşılmasına rağmen, anılan Kanun’un 142/1-b maddesi gereğince hüküm kurulup 143. maddesi gereğince artırım yapılmadan yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesinde,
2-Nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümde, maddi hata yapılması sonucunda 1 yıl 13 ay 9 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, 2 yıl 3 ay 8 gün hapis cezasına hükmedilerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde,
3-Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde, suçun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 116/1-4. maddeleri gereğince hüküm kurulması gerekirken 116/1. maddesi gereğince hüküm kurularak yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesinde,
4-Mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, seçenek yaptırım olarak hapis cezası tercih edilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 50/2. maddesine aykırı olarak koşulları oluşmamasına rağmen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde, isabet görülmemiştir.
Denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kars 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2012 tarih, 2010/484 Esas ve 2012/125 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbarnamesinde de yazılı olduğu üzere;
1-Nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümde, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-g maddesi gereğince cezalandırılmasının talep edilmesi ve mahkemenin de kabulünün bu yönde olmasına ve suçun gece vakti işlendiğinin anlaşılmasına rağmen, anılan Kanun’un 142/1-b maddesi gereğince hüküm kurulduğu ve 143. maddesi gereğince artırım yapılmadan yazılı şekilde sanık lehine sonuç doğuracak nitelikte eksik ceza tayin edilmesinde,
2-Nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümde, maddi hata yapılması sonucunda 1 yıl 13 ay 9 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, 2 yıl 3 ay 8 gün hapis cezasına hükmedilerek sanık aleyhine sonuç doğuracak nitelikte fazla ceza tayin edilmesinde,
3-Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde, suç gece vakti işlendiği halde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 116/1-4. maddeleri gereğince hüküm kurulması gerekirken 116/1. maddesi gereğince hüküm kurularak sanık lehine sonuç doğuracak nitelikte eksik ceza tayin edilmesinde,
4-Mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, seçenek yaptırım olarak hapis cezası tercih edilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 50/2. maddesine aykırı olarak koşulları oluşmamasına rağmen sanık lehine sonuç doğuracak nitelikte kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde isabet bulunmadığı anlaşıldığından,
5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca Kars 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/02/2012 tarih, 2010/484 Esas ve 2012/125 sayılı kararının kanun yararına BOZULMASINA, 1, 3 ve 4 üncü maddelerde yazılı bozma sebepleri yönünden yeniden mahkemece hüküm kurulurken CMK’nın 326/son maddesinin dikkate alınmasına,
Aynı Yasa’nın 309/4-b maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahal mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.