YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15806
KARAR NO : 2017/15820
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Aidiyetinin Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davaya konu 165 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ahırın vekil edeni tarafından yapıldığını, taşınmaz üzerindeki kavak, nar, dut, zeytin ve şeftali ağaçlarının da vekil edenine ait olduğunu açıklayarak, söz konusu muhdesatın aidiyetinin tespitini talep etmiş, yapılan keşif neticesinde, ahırın 164 ada 1 parselde kaldığının tespit edilmesi üzerine, dosyaya sunmuş olduğu 18.5.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile de, 164 ada 1 parsel üzerindeki ahır ve ağaçların da vekil edenine ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalılar …, …, ……, …, … vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; dava konusu 165 ada, 4 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan, 7 adet 5-6 yaşlarında kavak ağacının, 6 adet 9 -10 yaşlarında kavak ağacının, 12 adet 3 – 4 yaşlarında kavak ağacının, 6 adet 8 -10 yaşlarında nar ağacının davacı … Tarım tarafından meydana getirildiğinin TESPİTİNE, 19 adet dut ağacına ilişkin talebinin ve yapılan keşif sonucu dava dışı 164 Ada 1 parselde kaldığı anlaşılan zeytin, kavak, şeftali, nar ve dut ağaçları ile kargir ahıra ilişkin taleplerinin REDDİNE karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir(HMK 114/1-h, 115 m.).
Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
Somut olayda, her ne kadar, 165 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak, Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/621 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı anlaşılmakta ise de, 164 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak, ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı ya da az yukarıda açıklanan diğer nedenlerden birinin varlığı, davacı tarafından iddia ve ispat edilmiş değildir.
Hal böyle olunca, 164 ada 1 parsele yönelen talebin, hukuki yarar yokluğundan, usulden reddine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün 2. bendinin HUMK’un 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının 1. bentte açıklanan nedenle REDDİNE, davacı vekilinin temyiz itirazlarının 2. bentte açıklanan nedenle kabulü ile; hükmün 2. bendindeki, “… talebinin ….” ibaresinden sonra gelmek üzere “…. reddine ….” ibaresinin eklenmesine, yine hükmün 2. bendindeki; “…. kargir ahıra ilişkin taleplerinin ….” ibarelerinden sonra gelmek üzere “….hukuki yarar yokluğundan, usulden ….” ibarelerinin eklenmesine, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438.maddesi gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
28.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.