Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/16232 E. 2017/16093 K. 04.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16232
KARAR NO : 2017/16093
KARAR TARİHİ : 04.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR

Davacı … vekili, dava konusu 1708 ada 1 parsel sayılı taşınmazı davacının babası … ile diğer hissedar…’ın birlikte satın aldıklarını, taşınmazı, 135/271 ve 136/271 şeklinde aralarında pay ettiklerini her iki paydaşın kendilerine düşen kısma 2 ayrı ev yaptıklarını … mirasçıları tarafından babalarının hissesine düşen tarafa yaptırılan…..daki binanın mirasçılar arasında giriş katı …’a, 1. katı …’a ve 2 katı davacı …’a ve zeminde miras payından dolayı … ‘a pay olacak şekilde dağıtıldığını ancak…..mirasçılarının aralarında anlaşamamaları nedeniyle ortaklığın giderilmesi davası açıldığını bu nedenle dava konusu taşınmazda bulunan 19 numaralı binanın 2 numaralı dairesinin davacıya ait olduğunun ve değerinin tespitini talep etmiştir.
Davalılar … ve … vekili; davalıların davacının davaya konu ettiği bina ve daire üzerinde herhangi bir hak iddiasının bulunmadığını, ortaklığın giderilmesi davasında da davalılar lehine bilirkişi raporuyla oranlama yapılmadığını, iş bu davanın sadece davacının kendi mirasçılarına yöneltilebileceğini bu nedenle davalılar yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu 1708 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan No:19 daire 2 de bulunan bağımsız bölümün, davacı …’a aidiyetinin tespitine karar verilmiştir. Hüküm, davalılardan … ve … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
Bilinmektedir ki 6100 sayılı HMK’nın 312. maddesinde kural olarak kabul beyanında bulunan tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edileceği; kabul talep sonucunun sadece birkısmına ilişkin ise yargılama giderlerinin ona göre belirleneceği belirtilmiştir. Yine HMK md 312/2 fıkrasında davalı davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmişse yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmayacağı hükmü yer almaktadır.
Somut olaya gelince; iş bu davanın davalıları … ve …’in ortaklığın giderilmesi davasında davacı oldukları, davacılar vekilinin 05.07.2013 tarihinde verdiği dilekçesinde … mirasçılarına ait binada …’ın muhdesat iddiası bulunan dairesinde hiç bir hak ve taleplerinin bulunmadığını, yine ortaklığın giderilmesi davasının 17.09.2013 tarihli 7. celsesinde de müvekkillerinin dava konusu muhdesat üzerinde hak ve iddialarının bulunmadığından bahisle açılmış olan muhdesat tespit davasının bekletici mesele yapılmamasını talep ettiği tespit edilmiştir. Eldeki muhdesat tespitine ilişkin dava da ise davalılar vekili tarafından 24.04.2013 tarihinde verilen dilekçede taşınmaz üzerindeki dava konusu edilen …’a ait dairede davalıların herhangi bir hak ve iddialarının bulunmadığı ve bu nedenle davalılar yönünden davanın reddi gerektiği savunulmuş olup davanın 04.09.2013 tarihli ön inceleme duruşmasında da bu beyan yinelenmiştir. Davalılar vekili tarafından davacı ve kardeşlerine ait binada ve dava konusu edilen 2 numaralı dairede hak ve iddiaları olmadığı belirtilmek suretiyle muhdesatın davacıya ait olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece davalılar … ve …’in yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.