YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9498
KARAR NO : 2017/13242
KARAR TARİHİ : 18.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
… A R A R
Borçlu vekili, takibe konu ilamın şahsın hukukuna ilişkin olduğunu ve kesinleşmeden icraya konu edilemeyeceğini belirterek, icra takibinin iptalini istemiştir.
Mahkeme’ce, dayanak ilamın kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceği gerekçesi ile takibin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nun Geçici 3. maddesi gereğince uygulanması gereken HUMK’nun 443/4. (HMK’nun 367/2.) maddesinde; “Aile ve şahsın hukukuna mütedair hükümlerin kesinleşmedikçe takibe konulamayacağı” düzenlenmiştir.
Takip dayanağı … 2. …. Hukuk Mahkemesi’nin 2006/272 Esas ve 2014/158 Karar sayılı ilamının, davalı şirket eyleminin davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının, davacının tasarım hakkına yönelik tecavüzünün men ve refine; tecavüz suretiyle üretilen ve ithal edilen ürünlere ve bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına, davalı aleyhine maddi ve manevi tazminat alacağına hükmedilmiştir. Takip konusu istem iş bu maddi ve manevi tazminat alacağına ilişkindir. Bu halde, dayanak ilamın, tarafların hukuki durumunda sicil ve kayıtlarda değişiklik yaratacak nitelikte olmadığı, hakkın özü ile ilgili olmayıp, mal varlığında değişiklik yaratacak nitelikte olduğu görülmektedir. Bu nedenle, ilamın kesinleşmeden takibe konulabileceği nazara alınarak, şikayetin reddi gerekirken yazılı gerekçeyle takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.