Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/13740 E. 2017/15582 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13740
KARAR NO : 2017/15582
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR

Borçlu, icra mahkemesine yaptığı başvuruda; haciz konulan taşınmazın haline uygun mesken olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, borçlunun haline münasip bir evi 85.000 TL’ye alabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, borçluya ait mevcut evin haline uygun mesken olduğunun tespitine, ancak İİK’nun 82/12 maddesi gereğince değeri fazla olduğundan satışının yapılarak borçlunun haline uygun ev alabilmesi için 85.000,00 TL’nin davacıya ödenmesine, satışın 85.000,00 TL’den az olmamak üzere yapılmasına karar verilmiştir. Hüküm davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK’nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra Mahkemesi’nce borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya verilmeli, kalandan dosya borcu ödenmelidir.
Somut olayda; mahkemece, hükme esas alınan 07.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda, mahcuzun bulunduğu yerden daha mütevazi yerlerde borçlunun alabileceği haline münasip evin değeri 85.000 TL olarak tespit edilmiş olup, alınan bu rapor hüküm kurmaya elverişlidir. Mahkemece de bu değer kabul edildiğine göre “meskeniyet şikayetinin reddi ile taşınmazın değeri, haline münasip alabileceği evin değerinden fazla olduğundan taşınmazın satılarak haline münasip evin alınması için gerekli 85.000,00 TL’nin borçluya, kalanının icra dosyasına ödenmesine, taşınmazın haline münasip evi alabileceği değerden az olmamak üzere satılmasına”, şeklinde hüküm kurulması ve yargılama giderlerinin şikayetçi üzerinde bırakılması gerekirken, HMK 297/2. madde hükmüne aykırı olarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Mahkeme kararının İİK’nun 366/3. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.