Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3743 E. 2017/6380 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3743
KARAR NO : 2017/6380
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR

Taraflar arasında görülen davada … … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/07/2015 tarih ve 2012/81-2015/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 3 adet eserin mali haklarının devrine ilişkin herhangi bir sözleşme olmadan davalı tarafından izinsiz basılıp, çoğaltıldığı ve yayınlandığını, davalının eyleminin müvekkilinin haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, her bir eser için rayiç sözleşme bedellerinin tespitine, elde edilen kârın belirlenmesine, rayiç sözleşme bedelinin üç katı olmak üzere şimdilik 3.000,00 TL, tespit edilen kâr için şimdilik 1.500,00 TL, her bir eser için 2.000,00 TL’den 6.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile davalının elde etmiş olduğu 5.293,00 TL kârın ve her bir eser için 2.000 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan faiziyle tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, davacının kitaplardaki teşekkür ve ön söz yazılarının iznin varlığını gösterdiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını ancak, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini kaldı ki, davacının uzun süre sessiz kalıp, bu davayı açmasının kötüniyet göstergesi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar eski hali ile FSEK m. 68 hükmünün eser sahibinin iznini açık bir şekilde şekil şartına bağlamış olmasa da aynı Yasa’nın şekil hususunu düzenleyen 52. m. ile getirilmiş şekil şartının FSEK m. 68 için de geçerli olacağı, kitapların ön sözlerinin, davacının imzasının bulunmaması nedeniyle verilmiş bir izin olarak kabul edilemeyeceği, davanın hakkın kötüye kullanılması olarak da nitelendirilemeyeceği, FSEK 68 m. göre dava konusu kitaplar için 2.288-4.725 TL aralığında telif bedeli istenebileceği, FSEK 70 m. göre de elde edilen kârın 5.293,33 TL olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça taleplerinin 70. m. uyarınca belirlenen 5.293,33 TL tazminat ve manevi tazminata ilişkin olduğu yönündeki beyanları ve ıslah dilekçesi nazara alınarak davanın kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle, 5.293,33 TL tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle, 5.000 TL manevi tazminatın da yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, dava dilekçesinde 5846 sayılı FSEK 68. ve 70/son maddelerine göre talep edilen tazminat bakımından yapılan hesaplama sonucunda davacının talebi uyarınca mahkemece 70/son maddesine dayalı tazminata hükmedilmiştir. Bu durumda, bilirkişi raporunda 5846 sayılı FSEK 68. maddesine dayalı hesaplama yerine davacı tarafından 70/son maddesine dayalı tazminatın seçiminin kısmi red niteliğinde olmayıp bir seçimlik hakkın kullanılması niteliğinde olduğu nazara alınmaksızın davalı yararına vekalet ücreti takdiri doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 9. bendinde yer alan ”Madde 68 uyarınca talep edilen tazminatın reddinden dolayı avukatlık ücret tarifesi gereğince 2.200 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak, davalı tarafa verilmesine” ibaresinin çıkarılmak sureti ile kararın davacı yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 527,14 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.