YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17129
KARAR NO : 2017/19539
KARAR TARİHİ : 30.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, milli bayram tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalı şirkette 21/11/2006-27/07/2013 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak sona erdirildiğini, net maaşının 1.100 TL. olduğunu, önceleri 09:00-20:00 arasında olan mesaisinin son bir ayda 08:30-19:00 olarak değiştirildiğini, tüm milli bayramlarda çalıştırıldığını, yıllık ücretli izinlerini tam olarak kullanmadığını ve hırsızlık yaptığı iddiasıyla hizmet akdinin feshedildiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve kötüniyet tazminatı alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının 24/11/2006 tarihinde müvekkil kurumda çalışmaya başladığını, 31/07/2013 tarihinde ihtarname ile hizmet akdinin sona erdirildiğini, hizmet akdinin İş K.nun 25/II-e ve g maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, davacının işverenin güvenini kötüye kullandığını doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğunu, davacının şirket yetkilisinden izin almaksızın bilerek ve isteyerek yemek ve klinikte çalışanlara hediye olarak getirilmiş olan bir paket lokumu aldığını, davacının savunmasının istendiğini, önce lokum paketini aldığını inkar ettiğini, sonra yaptığı eylemi kabul ettiğini, 29/07/2013-31/07/2013 tarihleri arasında üç gün izinsiz olarak işyerine gelmediğini, bu konuda tutanak düzenlendiğini, davacının tazminata hak kazanmadığını, fazla mesai alacağı ve dava dilekçesinde belirttiği hiçbir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine, diğer taleplerin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkide kötüniyet tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; davacının iş akdinin bir başka işçinin işyerine tüm işçilere ikram için getirdiği lokum kutusunu alıp evine götürmesi ve bu olayın ortaya çıkması üzerine 3 gün üstüste işe gelmemesi sebeplerine bağlı olarak davalı işveren tarafından feshedildiği sabittir. Mahkemeninde kabulünde olduğu üzere, davalı işveren fesihte haklıdır.Bu gerekçe ile mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı talepleri de reddedilmiştir.Hal böyle iken davacının, davalının fesihte kötüniyetli olduğu iddiasıyla talep ettiği kötüniyet tazminatının gerekçesi de gösterilmeksizin ve yukarıda açıklanan kabulle de çelişecek şekilde kabul edilip hüküm altına alınması hatalıdır.
3-Dosyada mübrez yıllık izin defterinde, “hafta” ibaresinin altındaki (“) işaretlerinin yanındaki, iznin hangi tarihler arasında kullanıldığına ilişkin tarih aralıkları gözetildiğinde, (“) işaretli sütunlarda kullanılan izinlerinde birer hafta olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişinin bu izin dönemlerini, “”” işaretinin yanındaki tarih aralığından bağımsız “4” gün kabul edip düzenlediği rapora itibar edilerek hüküm kurulması isabetsizdir.
Yukarıdaki bozma sebebi doğrultusunda yıllık izin ücreti yeniden hesaplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
4-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.