YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4059
KARAR NO : 2017/14033
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; davalının, vekil edenine ait taşınmazda kiracı olduğunu, … 8. İcra Dairesinin 2014/1522 sayılı dosyası ile ödenmeyen 2013 yılı kasım, aralık, ocak aylarına ilişkin takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine dava açtıklarını, … 3. İcra Hukuk Mahkesinde dava devam ederken borçlu kiracının 2014 eylül ayında taşınmazı tahliye ettiğini, borçlunun tahliye anına kadar dava süresince kira ödemesi yapmadığını bunun üzerine yeniden takip başlattıklarını, söz konusu takibin de davalının itirazı nedeniyle durduğunu belirterek itirazın kaldırılması ile takibin devamını talep etmiştir.
Davalı vekili; vekil edeninin taşınmazı 02.02.2014 tarihinde tahliye ettiğini, anahtarı taşınmazda bulunan diğer kiracıya teslim ettiklerini, davacının, vekil edeninin oturmadığı dönem için kira bedeli istemesinin hakkaniyete aykırı olduğu savunması ile davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; takip başlatılan döneme ilişkin davacı ile davalı arasında kira ilişkisinin belirlenmesi, kira bedellerinin ödenip ödenmediği hususunun yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir. Anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir. Kiralayan anahtarı almaktan kaçınırsa, kiracının yapması gereken, mahkemeden bu yolda tevdi mahalli tayinini isteyip, tayin edilecek yere veya notere anahtarı teslim etmek ve durumu kiralayana bildirmektir. Kiracının kiralananı iade borcu, ancak bu şekilde, durumun kiralayana bildirildiği tarihte son bulur. Aksi takdirde, kiracının, kira parasını ödemek de dahil olmak üzere, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder. Davalı kiralananı tahliye ederek anahtarı teslim ettiğini ileri sürdüğüne göre bu durumu davalının kanıtlaması gerekir.
Davacı vekili taşınmazın 2014 ekim ayında tahliye edildiğini iddia ederek tahliye anına kadar ödenmeyen 2014 Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayı kira alacakları yönünden takip yapmıştır. Davalı vekili ise taşınmazın 2014 Şubat ayında tahliye edildiğini savunmuştur. Ne var ki dosya kapsamına göre davalı usulüne uygun anahtar teslimi yapmamış, tahliyeyi usulüne uygun belge ile ispatlayamamıştır. Hal böyle iken mahkemenin işin esasına ilişkin bir karar vermesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366/3. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.