Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2017/3572 E. 2017/14634 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3572
KARAR NO : 2017/14634
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, uyuşturucu madde kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık … hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
14.04.2011 yürürlüğe giren 6217 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik 5237 Sayılı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca, sanık hakkında verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan, sanığın isteminin itiraz merciince incelenmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II-Sanık … hakkında katılan …’a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali, katılan …’a yönelik hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme, katılan …’a yönelik hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık …’ın SEGBİS sistemi ile katıldığı son celsede yüzünde karşı 31.01.2014 tarihinde hüküm verildiği, sanığın 7 günlük temyiz süresi geçtikten sonra 10.02.2014 tarihinde bu hükmü temyiz ettiği, anlaşılmakla, temyiz isteminin aynı Yasa’nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
III-Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında katılan …’a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından, suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında katılanlar … ve …’a yönelik işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık … açısından Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suça sürüklenen çocuklar … müdafiinin ve sanık …’ün temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
IV- Suça sürüklenen çocuk … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında katılanlar … ve …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Dosya kapsamına göre; sanıkların kovuşturma aşamasında alınan ifadelerinde, mağdurun zararını gidermek istediklerini söyledikleri, katılanların kovuşturma aşamasında alınan ifadelerinde ise, zararı taleplerinin bulunmadığını belirtmeleri nedeniyle bu beyanların sanık lehine düşünülerek ödeme yeri tayini gerekip gerekmediği ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2)Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçlarından TCK’nın 142/1-b. maddesi uyarınca tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden suçun geceleyin işlenmesi nedeniyle TCK’nın 143/1 maddesi gereğince 1/6 oranında artırım yapılarak, 2 yıl 11 ay hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 2 yıl 16 ay olarak yazılması ve bundan sonraki uygulamaların da bu ceza üzerinden yapılarak sonuç cezanın 1 yıl 7 ay 13 gün yerine, 1 yıl 10 ay 6 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
3)Sanık … hakkında hırsızlık suçlarından TCK’nın 142/1-b. maddesi uyarınca tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden suçun geceleyin işlenmesi nedeniyle TCK’nın 143/1 maddesi gereğince 1/6 oranında artırım yapılarak, 2 yıl 11 ay hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 2 yıl 16 ay olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
4)Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçların” uzlaşma kapsamına alındığı, suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun üst sınırının ise üç yıl hapis cezası ile birlikte adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında; Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenen ve usul hukuku kurumu olan uzlaşma yolunun ceza muhakemesi hukukunda mümkün olan sanık lehine genişletici yorum ve kıyas ile suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanarak üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis cezaları yanında adli para cezalarına da hükmedilmesi halinde suçun uzlaşma kapsamı içerisinde kalmaya devam edeceği, hapis cezası ile birlikte hükmolunan adli para cezalarının suçun üst sınırına etki etmeyeceği ve suçu uzlaşma kapsamı dışına çıkarmayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede,
5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamında bulunması sebebiyle 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, suça sürüklenen çocuk …’ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiinin ve sanık …’ün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnemaye uygun olarak BOZULMASINA, hesap hatası bozma sebebinin hükmü temyiz etmeyen …,…. … ve …’a teşmiline, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.