YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2205
KARAR NO : 2017/22609
KARAR TARİHİ : 07.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık … hakkında; TCK’nın 158/1-a, 168/2, 52/2, 52/4, 53, 58 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık … hakkında; TCK’nın 158/1-a, 168/2, 52/2, 52/4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanıkların şikayetçi …’in evine gelip bornoz, dua kitabı ve cevşen sattıklarını söyleyerek ısrar ederek şikayetçinin evine girdikleri, kendilerini “Adıyaman Şeyhlerindeniz bizi tanımadın mı” diyerek ellerini uzatarak öptürdükleri, daha sonra da “senin evinde büyü var bozalım mı” diyerek bu iş için para almadıklarını, Allah rızası için yaptıklarını söyledikleri, sonrasında şikayetçiden bir bez ve yumurta istedikleri, sanıkların yumurtayı beze koydukları, yumurtayı kırdıklarında bezin içinden muska çıkarttıkları ve şikayetçiye bu muskayı çöpe at gel dedikleri, daha sonra bir dikiş iğnesi ve iplik getirmesini istedikleri, ipi 5-6 parçaya bölerek koparıp avcunun içerisine koyduğu ve ipi tüm olarak avucunun içerisinden çıkardıkları, sonrasında şikayetçiden bir ceket isteyip şeyhimize götüreceğiz dedikleri, şikayetçinin de kabul ettiği, bu kez sanıkların şikayetçiye senin evinde para ve altın gözüküyor onları da ver okuyalım dedikleri, şikayetçinin de para ve altın yok demesi üzerine kolunda var onları ver tekrar vereceğiz, yoksa kocanın kefen parası olur dedikleri ve bu şekilde şikayetçinin kolundaki bilezikleri çıkartarak kendilerine verilmesini sağladıkları, daha sonra da bu altınları bir mendile sararak ceketin cebine koydukları ve ceketi bir başka odaya koyup kapısını kilitleyip anahtarını şikayetçiye verdikleri, sonrasında tekrar geleceklerini söyleyerek evden çıktıkları, sanıkların evden çıkması üzerine şikayetçinin ceketi koydukları odaya gidip ceketin cebine baktığında altınları sardığı mendilin durduğunu ancak altınların olmadığını fark ettiği, bu suretle sanıkların dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri tüm dosya kapsamından anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün” “30 gün” ve “600 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “5 gün” “2 gün” ve “40 TL“ adli para cezası ibarelerinin ve adli para cezası miktarı dikkate alındığında taksitlendirme yapılmasına yer olmadığına ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.