YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4254
KARAR NO : 2017/16363
KARAR TARİHİ : 06.12.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 12.03.2013 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 12.02.2016 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2012 yılı Temmuz ayından 2015 yılı Aralık ayına kadarki kira alacağı 118.666,13 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 15.02.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlunun takibe itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak, davalı borçlunun 30 günlük ödeme süresi içerisinde herhangi bir ödeme yapmadığı gibi yasal süresi içerisinde bir itirazda da bulunmadığını, temerrüt nedeniyle tahliyenin şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, takip talebinin 7. sırasında adi veya hasılat kiralarına ait takip talebi olduğu belirtildiği ve alacağın tahsilinin talep edildiği, 9. sırasında alacaklının takip yollarından hangisini seçtiği bölümünde “haciz” olarak yazıldığı, davalının takip talebinin 7. ve 9. bölümlerde tahliyeye ilişkin bir talebinin bulunmadığı, takip talebinin 4. sırasında alacak miktarı yazılırken akdin feshi ile tahliye talebinin de yazıldığı, fakat takip yolu seçilirken ayrıca tahliye olarak istenilmediği, alacaklının açıkça tahliyeye ilişkin takip yolunu seçmediği halde icra müdürlüğünün örnek 13 ödeme emrini göndermiş olmasının alacaklıya tahliye talep etme imkanı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Davacının yaptığı icra takibinin takip talepnamesinde takip yollarının bulunduğu sütunda haciz isteminin yanında tahliye isteminin bulunmaması takibi geçersiz hale getirmez. Takip talebinin 4. sütununda kira alacağının yanında tahliye istemi de bulunmaktadır. Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca dosya kapsamından davalının ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürüp, usulsüz tebligat nedeniyle tebliğ tarihinin düzeltilmesini istediği anlaşılmaktadır. … 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/151 esas ve 2016/202 karar sayılı şikayet dosyası bu davanın sonucunu etkileyeceğinden şikayet dosyasının kesinleşmesi beklenilmeden karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 06.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.