YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/26340
KARAR NO : 2017/17964
KARAR TARİHİ : 09.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, silah taşıma tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, izin ücreti ve prim ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette silahlı güvenlik görevlisi olarak 13.11.2006-30.05.2010 tarihleri arasında günde 12 saat aralıksız çalıştığını, gerekçesiz ve haksız işten çıkarıldığını ileri sürerek, kıdem, ihbar, kötü niyet ve silah taşıma tazminatları ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, prim ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …. vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında hizmet akdi ilişkisi bulunmadığını, davacının sırası ile 13.03.2006-01.04.2008 tarihleri arasında … Koruma ve Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti., 02.04.2006-10.06.2009 tarihleri arasında … Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti., 11.06.2009-17.02.2010 tarihleri arasında … Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. ve 18.02.2010-31.05.2010 tarihleri arasında … Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.’nde çalıştığını, sözleşme bitim tarihi olan 31.05.2010 tarihinden sonra ihaleyi alan şirket tarafından kendisi ile yeni sözleşme imzalamadığını, müvekkilinin ihale ettiği işi alan yukarıda belirtilen firmada davacının çalıştığını, davacıyı işe alanın anılan şirketler olduğunu, maaşlarını hiçbir şekilde müvekkili şirketin ödemediğini, çalışma düzenleri ve esasları hakkında anılan firmaların sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … ve Güvenlik Hizmetleri. Ltd Şti. vekili, davacının 13.11.2006-01.04.2008 tarihleri arasında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, iş akdinin müvekkil şirket tarafından feshedilmediğini, davacının son işvereni müvekkil şirket olmadığı için somut olayda mecburi dava arkadaşlığı da söz konusu olmadığını, davacının ücret taleplerinin zamanaşımına uğradığını, fazla çalışması, hafta tatili ve genel tatil çalışmalarının ve prim alacağının bulunmadığını, işyeri devri nedeniyle kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden sorumluluk ise son işverene ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketler arasında kurulan ilişkinin 4857 sayılı İş Yasasının 2/6. maddesi anlamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu, işçilik alacaklarından birlikte sorumlu oldukları, feshin haklı nedene dayandığının davalılar tarafından kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalıların temyizi üzerine Dairemizin 16.02.2017 tarih, 2015/7084 Esas, 2017/2053 Karar sayılı ilamı ile özetle;
“1-Usul açısından;
a-Öncelikle, 6100 sayılı HMK ve yargılama hukukumuzda zorunlu dava arkadaşlığı dışında, bir başka gerçek ya da tüzel kişinin dahili dava yolu ile davaya dahil edilmesi ve hakkında hüküm kurulması mümkün değildir. Sadece HMK.nun 124. maddesi kapsamında husumette yanılma halinde gerçek tarafa dava dilekçesi tebliğ edilir ve taraf teşkili sağlanır.
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde davalı olarak sadece ….’nin gösterildiği, Mahkemece 07.03.2012 tarihli celsede “Davacının halen çalışmakta olduğu bildirilen … Koruma ve Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.’nin davaya dahil edilmesine, dava dilekçesi ve duruşma gününün bu şirkete tebliğe çıkartılmasına, masrafın davacı taraftan alınmasına” şeklinde ara karar kurulduğu, davacı vekilinin 10.09.2012 havale tarihli dahili dava dilekçesinin … Koruma şirketine 21.09.2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Aleyhine usulüne uygun şekilde dava açılmayan … Koruma şirketinin dahili dava yolu ile davaya ithal edilmesi ve hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
b-Ayrıca, gerekçeli karar başlığında iki davalı olması ve gerekçede davalılar arasındaki hukuki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu açıklanmasına karşın kurulan hükümde davalıların sorumlulukları ve bunun şekli açıkça belirtilmeden, sorumlunun hangi davalı olduğu da açıklanmadan “davalı taraftan alınarak” şeklinde alacakların tahsiline karar verilmesi hatalıdır.
2-Esas açısından;
İşyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, değişen alt işverenler arasındaki hukukî ilişkinin tespiti ve bunun işçinin işçilik haklarına etkileri konusunda toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacının, 13.11.2006-03.12.2007 ve 04.12.2007-01.04.2008 dönemlerinde davalı … Şirketi işçisi, 02.04.2008-10.06.2009 döneminde dava dışı … Şirketi işçisi, 11.06.2009-26.09.2009 ve 27.09.2009-17.02.2010 dönemlerinde dava dışı … Şirketi işçisi, 18.02.2010-31.05.2010 döneminde ise davalı … Şirketi işçisi olarak diğer davalı … Şirketi’nde çalıştığı, ihale süresinin bitimi nedeniyle davacının bir fesih bildirimi yapılmadan hemen ertesi günü davalı … Şirketi işçisi olarak başka bir projede görevlendirildiği ve dava tarihinde de ilgili projede çalışmasına devam ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre, iş sözleşmesinin tarafı olan işçi veya alt işveren tarafından bir fesih bildirimi yapılmadığı ve iş sözleşmesinin davalı alt işveren … Koruma Şirketi nezdinde devam ettiği dikkate alındığında çalışması devam eden davacı açısından, feshe bağlı haklar olan ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücreti talep koşulları gerçekleşmediğinden Mahkemece davacının yukarıda belirtilen alacak taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalı …. vekillerinin tüm, davalı … Güv. Hiz. Ltd. Şti. vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma kapsamında esas yönünden davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti taleplerinin reddine karar verilmiş ise de, bozma kararının usule yönelik gerekleri yerine getirilmemiştir. Bu kapsamda, aleyhine usulüne uygun şekilde dava açılmayan … Koruma şirketinin dahili dava yolu ile davaya ithal edilmesi ve hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, kurulan hükümde alacaklardan hangi davalının sorumlu tutulduğu açıkça belirtilmeden “davalı taraftan alınarak” şeklinde tahsiline karar verilmesi HMK’nın 297/2. maddesine aykırı olup, kararın yeniden bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.