Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4191 E. 2017/6343 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4191
KARAR NO : 2017/6343
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2015 tarih ve 2015/355-2015/659 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin tek hissedarı ve yetkili temsilcisi olduğunu, aleyhine bir çok icra takibi bulunan şirket aktiflerinin halihazırda borçlarını karşılamaya yetmediğini, şirketin devamının ve amacının gerçekleşmesi imkanının kalmadığını ileri sürerek TTK’nin 376 ve 636. maddeleri uyarınca borca batık durumu ve haklı sebeplerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, İİK’nin 178. maddesi uyarınca borçlunun, “borca batık hale geldiğini ve aciz içinde olduğunu” bildirerek mahkemeden doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini isteyebileceği, bununla birlikte bütün aktif ve pasifi ile alacaklıların isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine eklemek zorunda olduğu, bu hususun dava şartlarından olduğu halde davacının bu şartı yerine getirmediği, bu itibarla iflas hususunda hüküm kurulamayacağı, davacının açıklama dilekçesinde iddia ettiği gibi talebin fesih ve tasfiye mahiyetinde olduğu kabul edildiğinde ise, davacının feshi istenen şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu, kendisinin tasfiye prosedürünü işletebileceği, tek hissedar ve yetkilinin mahkeme kanalıyla fesih ve tasfiye talebinde bulunmasında hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 09.10.2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilana göre davalı şirketin 31.07.2015 tarihli genel kurulunda davalı şirket hakkında fesih kararı alınıp, davalı şirkete tasfiye memuru atandığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.