Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/15001 E. 2017/16555 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15001
KARAR NO : 2017/16555
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine dair verilen hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı alacaklı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.05.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı alacaklı vekili Av…. geldi, başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı alacaklı vekili, 19/03/2015 tarihinde haczedilen mallarla ilgili olarak davalı tarafça istihkak iddiasında bulunulduğunu, davalı üçüncü kişinin istihkak iddiasının hukuka aykırı olduğunu, alacaklılardan mal kaçırmak kastı ile yapıldığını belirterek davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, haciz yapılan iş yerinin müvekkiline ait olduğunu, borçlu ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, haczedilen menkul malların müvekkilinin elinde ve adresinde haczedildiğini, haczin müvekkili 3. Şahsın huzurunda yapıldığını, haciz yapılan iş yerinde borçlunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu araca ilişkin kayıtlar ve haciz işleminin gerçekleştiği işyerinin borçluyla ilgisinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dava konusu haciz tutanağının içeriğinin incelenmesinde; haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı ve haciz sırasında takip borçlusuna ait evraklara rastlandığı görülmektedir. Buna göre, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi, borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davalı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davalı 3. kişi ise cevap dilekçesinde delil olarak faturaya dayandığını belirtmişse de, ekinde herhangi bir fatura sunmamıştır. Mahcuzlara ilişkin fatura sunulsa dahi, salt fatura sunulması alacaklı yararına olan karinenin aksinin ispatı için de kafi kabul edilmemelidir. Ayrıca haciz sırasında hazır bulunan Vedat Balcı’nın davalı 3. kişi ve takip borçlusu şirketlerdeki konumu ve sıfatı da değerlendirilmemiş olup, Dairemizce geri çevirme yoluyla dosyaya kazandırılan SGK yazı cevabı dikkate alınarak anılan kişinin borçlu şirketle olan bağı da tartışılmalıdır.
Bu doğrultuda az yukarıda da belirtildiği üzere dava dosyasında mülkiyet karinesinin borçlu ve dolayısıyla alacaklı yararına olduğu ve davada ispat yükünün davalı 3. kişide bulunduğu gözetilerek, taraflarca sunulan delillerin bu eksende değerlendirilmesi ve Vedat Balcı isimli kişinin davalı şirket ve takip borçlusu şirketle olan bağlantılarının karar yerinde tartışılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davalı 3. kişiden alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı alacaklıya verilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.