Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/21895 E. 2017/26375 K. 23.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21895
KARAR NO : 2017/26375
KARAR TARİHİ : 23.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin …Köy Hizmetlerinde çalışırken iş akdinin feshedildiğini ve bunun iptali, maaş ve özlük haklarının verilmesi için Van İdare Mahkemesinde açtıkları davanın kabul edildiğini ve kesinleştiğini, daha sonra 14.12.1999 tarihleri arasındaki derece verilmesi ve sigorta primlerinin yatırılmasını teminen … İş Mahkemesinde açtıkları hizmet tespiti davasının da kabul ile sonuçlandığını, hizmet tespitine rağmen 2003 yılından bu yana kadro ve derecesi işyerindeki emsalleriyle aynı olmasına rağmen ikramiye ve mesai ücretleri ile aynı düzeyde ödenmediğinden 2003 yılından bu yana alacak farkı doğduğunu belirterek, ödenmeyen ikramiye ve mesai ücretlerinden doğan alacağın yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, görevli mahkemelerin idari mahkemeler olduğunu, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının emsallerine göre herhangi bir fark alacağının bulunmadığını, davacının idare mahkemesince verilmiş olan işe iade kararından sonra tüm haklarının verildiğini, davacının 2003 yılından bu yana fazla çalışmasının olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davasını ikame ederken dava değerini yazmayı unuttuğu, bu durumun yargılama süresince de fark edilmediği, daha sonra davacının davasını ıslah ettiği ancak bu ıslahta da dava değerini bildirmediği, davada ıslahın bir kez başvurulabilen bir yol olduğu, aksi beyana da davalı tarafın muvafakat etmediği, bu eksikliğin giderilmesinin de bu aşamada mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının davasının HMK 119/1-d ve 119/2 maddeleri gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Mahkemece, davacının talep içeriğini daraltan dilekçesi, hatalı olarak ıslah dilekçesi şeklinde değerlendirilmiş, ayrıca dava değerinin belirtilmemiş olması halinde bildirilmesi için süre verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafça sunulmuş 09.01.2014 havale tarihli dilekçede, talep edilen dönem 2003 yılı ile 2008 yılı Mart ayı olarak ifade edilmiş, dava tarihinin 06.11.2011 olduğu gözönünde bulundurulduğunda bu talebin 2008 yılı Mart ayı sonrası kısım bakımından kısmi feragat olduğu kabul edilmelidir. Buna göre, iş bu dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabulü mümkün değildir.
Dava dilekçesinde dava miktarının belirtilmesi gerektiği, HMK’nun 119. maddesinin 1. fıkrasının “d” bendinde belirtilmiş olup, aynı maddenin 2. fıkrasında ise “Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre, 1. fıkranın d bendi 2. fıkrada davanın açılmamış sayılması kararı verilmesi gereken durumların dışında tutulmuştur. Kaldı ki, maddenin ikinci bendinde, açılmamış sayılması kararı verilebilecek durumlar için davacıya eksikliği tamamlamak üzere bir hafta süre verilmesi, eksiklik giderilmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemenin, davacı tarafa dava değeri miktarını açıklattırarak 29.01.2015 tarihli ıslah dilekçesini de dikkate alarak, davanın esası hakkında bir karar vermesi gerekirken davanın usulden reddine karar vermiş olması bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, bozma sebebine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 23.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.