Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/18439 E. 2017/22592 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18439
KARAR NO : 2017/22592
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalılara ait işyerinde 10/01/2011 tarihinde teknik sürücü olarak çalışmaya başladığını, iş akdinin 28/09/2012 tarihinde bildirimsiz ve haksız olarak feshedildiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının mazeretsiz olarak devamsızlık yaptığını, davacının genel olarak fazla çalışma yapmadığını, yaptığı aylarda ise buna ilişkin ücretlerin bordrolara yansıtılarak kendisine ödendiğini, davacının bu bordroları ihtirazı kayıt koymaksızın imzaladığını, yıllık izin ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının mevcut olmadığını beliterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında davacının fazla mesai alacağının bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece dosyaya ibraz edilen banka dekontları ve ücret bordrolarında her ay için bir miktar fazla çalışma yapıldığına dair ücretin tahakkuk ettirilerek bankaya yatırıldığı, davacının da bunları ihtirazı kayıt ileriye sürmeden aldığı, bu durumda imzalı belgelerden tespit edilenden daha fazla, fazla çalışma yapıldığı hususunun aynı eşdeğerde yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiği, dosyaya ibraz edilmiş böyle bir yazılı belge bulunmadığından davacının fazla mesai alacağının reddine karar verilmiş ise de, dosyadaki ücret bordroları imzasız olduğu gibi, davacının çalıştığı tüm dönemlere ait ücret bordrolarının dosyada bulunmadığı görülmektedir.
Buna göre, öncelikle dosyada bulunmayan 2012 yılı Nisan, Haziran, Temmuz, Ağustos aylarına ve 2011 yılı Aralık ayına ilişkin ücret bordrolarının istenmesi, bu bordroların dosyaya sunulması halinde bordrolar imzasızsa davacının çalıştığı tüm dönemi kapsayacak şekilde tanık beyanlarına göre fazla mesai alacağına ilişkin hesaplama yapılması, hesaplama yapıldıktan sonra bu hesaptan bordroda tahakkuk edilen ve banka kanalıyla ödendiği tespit edilen miktarların mahsup edilmesi gerekmektedir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda bordroda fazla mesai tahakkuku bulunuyorsa bu dönemin dışlanarak hesaplama yapılması gerekmektedir.
Eksik bordroların sunulmaması halinde ise, sunulmayan döneme ait fazla mesai alacağına ilişkin tahakkuk yapılmadığı kabul edilerek tanık beyanlarına göre davacının bu dönemde fazla çalışması yaptığının tespit edilmesi halinde buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.