Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/35468 E. 2017/23689 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/35468
KARAR NO : 2017/23689
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık …’ın, TCK’nın 158/1-f, son, 62, 52/2, 53 ve TCK’nın 204/1, 62, 53 . maddeleri gereğince mahkumiyetine dair Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20.02.2014 tarih ve 2013/276; 2014/44 Karar sayılı karar aleyhine sanığın vaki temyiz istemi üzerine ret talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile dairemize gönderilmiş, Dairemizin 19/09/2016 tarih ve 2016/2868; 2016/6881 E. K. sayılı kararıyla temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesi üzerine anılan Kanun’un 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan verilen onama ilamına yapılan itiraz üzerine Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden, itirazın KABULÜNE,
Dairemizin 19/09/2016 tarih ve 2016/2868; 2016/6881 E. K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, 23/01/2014 tarihli savunmasında adresini “… mahallesi … sitesi R Blok No:26 K:3 D:15 …” olarak beyan ettiği, yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmünün tebliği için savunmasında belirttiği … mahallesindeki aynı adrese tebligat çıkarılmasına rağmen, her nasılsa bu mahalle muhtarı yerine, … mahallesi muhtarına tebliğ olunması ve adı geçenin adresinde bulunamadığından söz edilmesi karşısında, Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine uygun bir tebligat yapılmadığının anlaşılması karşısında, sanığın, 26/02/2015 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, temyiz dışı sanıkla birlikte hareket ederek suça konu sahte çeki katılana verip mal almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan beyanları, kriminal raporu ile dosya kapsamına göre, suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (i), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği ve buna göre, haksız menfaat miktarının 17.500 TL, haksız menfaatin iki katının 35.000 TL olduğu dikkate alınarak temel cezanın bu miktardan az olmayacak şekilde belirlenip sanığın 1.750 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 1458 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL den hesap edilmek suretiyle netice olarak 29.160 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, temel cezanın uygulama maddesine göre eksik olarak belirlenerek eksik ceza tayin edilmesi ile sanık hakkında belirlenen 350 gün adli para cezasının TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilmesi sonucu 291 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve TCK’nın 52/2. maddesi gereğince günlüğü 100 TL’den paraya çevrilmesi sonucunda sanığın, 29.100 TL adli para cezası yerine hesap hatası yapılarak 19.100 TL adli para cezası verilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi ile tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’ nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi hususları aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken ve gün para cezası, adli para cezasına çevrildiği sırada, herhangi bir gerekçe göstermeden gün miktarı TCK’nın 52/2. maddesi gereğince üst hadden belirlenmiş ise de, neticede sanık hakkında eksik adli para cezası tayin edilmiş olması nedeniyle sonuca etkili olmayan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın herhangi bir gerekçeye dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.