Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/2301 E. 2017/23848 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2301
KARAR NO : 2017/23848
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-f, 62, 52, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın eski eşi olan ve suç tarihinde evli oldukları … ‘a ait çeki ticari ilişki karşılığında katılan …’ya verdiği, müştekinin, tahsil amacıyla çeki bankaya ibraz ettiğinde karşılığının bulunmadığının ve keşidecisi olarak gözüken … ‘ın keşideci imzasının kendisine ait olmadığının tespit olunduğu, bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Sanık savunmasında; 2008 ve 2009 yılında eşinin hamile olması nedeniyle iş yerine gelemediğini, zaman zaman çek karnesini eşi adına düzenleyip verdiğini, suça konu çeki de eşinin rızasını aldıktan sonra ticari ilişkisinin olduğu … Tur Ltd Şti yetkilisi …’ye verdiğini, sonrasında çek bedelini ödediğini beyan etmekle; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından; … Tur Ltd Şti yetkilisi …’nin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak, sanık tarafından bu şekilde imzalanıp da ödenen başkaca çekler bulunup bulunmadığı, sanıkla aralarında suç tarihinden önce veya sonra başka ticari bir ilişki bulunup bulunmadığı, sanığın eşi adına suça konu çeki imzaladığını bilip bilmediği, yine suça konu çek bedeline istinaden sanık tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise tarihi ve miktarının ne olduğu hususlarının tespiti buna göre sanığın suç işleme kastının bulunup bulunmadığı, sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (i) ve (k), (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek, her ne kadar sonuç para cezası aynı ise de önce temel cezanın uygulama maddesine göre eksik olarak belirlenmesi, daha sonra, verilecek cezanın haksız menfaatin iki katından az olamayacağı gerekçesiyle, adli para cezasının doğrudan haksız menfaatin iki katı olarak para cezasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.