Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/7176 E. 2017/16141 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7176
KARAR NO : 2017/16141
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün vasi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Vasi adayı …, oğlu olan Hakan’ın rahatsızlığı bulunduğunu, bakım ve gözetimi ile kendisinin ilgilendiğini, resmi işlemlerini yapabilmek için kendisinin vasi olarak atanmasını ve oğlunun üzerine olan 20 V 7580 Plakalı aracın satışına izin verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, …’ın serebral palsi rahatsızlığı mevcut olduğu, medeni haklarını kullanma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığından, TMK’nun 405. maddesine göre kısıtlanmasına, babası …’ın vesayeti altına konulmasına; ancak yalnızca dizel araba almak amacı ile …. plakalı aracı satmak istediğini beyan ettiğinden bu gerekçenin aracın satışını gerektirir önemli bir sebep olmadığı, aracın modelinin de yeni bir model olup satılmasında bir yarar bulunmadığı anlaşılmakla satış talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde vasi tarafından temyiz edilmiştir.
1-TMK 419. maddesinde “Vesayet makamı, gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür.Gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanların da kısıtlanmasına karar verilebilir; ancak, kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur. Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır” düzenlenmiştir.
Somut olayda, Mahkemece, kısıtlanan …’ın baba …’ın velayeti altında bırakılması ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hükmün 2. bendinde “Kendisine, aynı hane no’da nüfusa kayıtlı, ….. olma 1973 doğumlu babası …’ın vasi olarak atanmasına” şeklinde hüküm kurulması hatalıdır. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onamasına karar vermek gerekmiştir
2- Türk Medeni Kanununun 396. maddesinde, vesayet organlarının vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlar, 397. maddesinde de kamu vesayetinin vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütüleceği, vesayet makamının sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesi olduğu hükme bağlanmış olup; kanun koyucu kamu vesayetinde vesayet organı vasiler ile vesayet daireleri sulh ve asliye mahkemesi arasında 461. maddede bir hiyerarşi kurarak, vesayet makamı sulh hukuk mahkemesinin vasinin eylem ve işlemlerine karşı, denetim makamı asliye hukuk mahkemesinin de sulh hukuk mahkemesinin kararlarına karşı şikayet ve itiraz merci olduğu belirlenmiş; 488. maddesinde ise, ilgililerin vesayet makamının vesayetin idaresiyle ilgili olarak aldığı kararlara karşı tebliğinden itibaren on gün içinde itiraz edebileceği, denetim makamının gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin olarak karara bağlayacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; vesayet makamınca aracın satışına izin verilmemesi vesayetin idaresiyle ilgili olarak aldığı karar olup, bu kararların temyizi kabil kararlardan olmadığı anlaşıldığından, bu konuda denetim makamınca bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesi gerektiği anlaşılmıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (1) nolu bentte gösterilen sebeple gerekçeli kararın ikinci bendindeki “Kendisine, aynı hane no’da nüfusa kayıtlı, ….olma 1973 doğumlu babası …’ın vasi olarak atanmasına,” ifadelerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, hükmün üçüncü bendinde yer alan ” Atanan vasinin, kısıtlının öz babası olması nedeniyle; kısıtlının T.M…..nun 419/3 maddesi gereğince velayet altına alınmasına, ” ibaresinin ” T.M…..nın 419/3 maddesi gereğince kısıtlının Talip ve Bakiye’den olma 1973 doğumlu babası …’ın velayeti altında bırakılmasına” olarak düzeltilmesine, HMK’nın 370/2. (HUMK.nın 438/7) maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, kısıtlıya ait aracın satışına izin verilmemesi yönünden (2) nolu bentte açıklanan sebepler ile Mahkemesine İADESİNE, HUMK’nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.