Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4890 E. 2017/6629 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4890
KARAR NO : 2017/6629
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/02/2015 tarih ve 2013/799-2015/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kurum tarafından kum eleme tesisi işleten müvekkilinin işyerinde denetim yapıldığını ve müvekkilinden tesis inşaatına başlama ya da faaliyete geçme tarihine ilişkin belgeler istendiğini, müvekkilinden önce aynı yerde dava dışı …’un 1988 yılından itibaren kum eleme faaliyetinde bulunduğunu, bu hususun tespiti halinde müvekkilinin maliyetli olan ÇED raporu alınmasından muaf olacağını ve cezai işlemlere maruz kalmaktan kurtulacağını zira faaliyetine 1993 yılından önce başlayan firmalarda ÇED raporuna gerek olmadığını, tespit yapılmasında menfaati olduğunu İddia ederek, müvekkilinin faaliyette bulunduğu adreste 1988 yılında kum eleme tesisinin faaliyete başladığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Çevre Kanunun 10. maddesi uyarınca “ÇED olumlu kararı”, ya da “ÇED gerekli değildir” kararı alınmadıkça faaliyete başlanamayacağmı, hükme istinaden hazırlanan ilk ve sonraki yönetmeliklerde 7/02/1993 tarihinden önce üretime ve/veya işletmeye başlamış olan projelerin ÇED kapsamı dışında olduğunun düzenlendiğini, davacının 07.02.1993 tarihinden önce kum eleme tesisi faaliyetine başladığını ispat etmesi halinde faaliyetinin ÇED sürecinden muaf olacağını ancak faaliyete başladığı tarihe ilişkin belgelerin müvekkili Bakanlıkta olmadığını dolayısıyla müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının talebinin tespit davasına konu olamayacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı … ile davacı arasında ticari İşletme devir veya bütünlüğü bulunmadığı, …’un faaliyetine başlama tarihinin tespit edilmesinin ÇED sürecinde faaliyete başlama tarihini bildirmesi gereken davacıya bir yarar sağlamayacağından davacının hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafından, davalı Bakanlıkça yapılan tebligat üzerine; hazineye ait arazi üzerinde kum eleme faaliyetinde ÇED raporu alınmasından muaf olmak amacıyla, bu arazi üzerinde 1988 yılından itibaren dava dışı … isimli şahsın kum eleme faaliyetinde bulunduğunun tespiti talebi ile dava açılmıştır. Mahkemece her ne kadar hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmişse de, dava Bakanlığa karşı ve Bakanlıkça ÇED raporu istenmesine esas olmak üzere idari işlem öncesi açıldığından idari yargının görevine girmektedir. HMK 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolu dava şartı olduğundan HMK 115. md. uyarınca yargı yolu nedeniyle davanın reddi gerekirken hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmişse de davanın reddi kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan bu gerekçeyle kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle doğru olan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.