YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/29822
KARAR NO : 2017/22958
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından şüpheliler …, …, , … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/05/2016 tarihli ve 2014/11316 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 09/08/2016 tarihli ve 2016/2842 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21.12.2016 gün ve 94660652-105-16-12240-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/01/2017 gün ve 2016/401680 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda müşteki … Ticaret Ltd. Şti. isimli firmaya ait çek koçanının çalındığı, söz konusu çeklerden 2034314 seri numaralı çekin ilk olarak … Tic. Ltd. Şti. tarafından cirolanarak hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 12/05/2016 tarih ve 2014/11316 soruşturma, 2016/11502 esas, 2016/1019 iddianame numarasıyla dava açılan …’a verildiği, …’tan sonra çekte cirosu bulunan şüphelilerin ticari amaçla çeki kullanmış olması nedeniyle şüpheliler kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, somut olayda …’ın ifadesinde çeki aldığını belirttiği …’ın ve … Tic. Ltd. Şti. isimli şirkette suç tarihi itibari ile kimlerin çek keşide etmeye yetkili olup olmadığının tespit edilmesi, şüphelilerin ifadelerine başvurulması için gerekli işlemlerin yapılması suretiyle, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilerek, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 21.12.2016 gün ve 94660652-105-16-12240-2016-Kyb sayılı yazılı istemleri üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2017 tarih ve 2016/401680 sayılı ihbarnamesinin Yargıtay’ın 11. Ceza Dairesine gönderilmesi üzerine ilgili dairenin 09.02.2017 gün ve 2017/1028-812 sayılı görevsizlik kararıyla dosyanın dairemize gönderildiği, bunun üzerine dairemizce 11.04.2017 tarih ve 2017/15344-8983 sayılı ilamla, kanun yararına bozma istemine konu Bursa 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09.08.2016 gün ve 2016/2842 değişik iş sayılı kararının bozulmasına hükmolunarak dosyanın mahalline tevdi edilmesine rağmen, dosyaya yeniden numara verilerek tekrar dairemize geri gönderildiğinin anlaşılması karşısında; dosyada daha önce karar verildiğinden yeniden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.