YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42848
KARAR NO : 2017/23416
KARAR TARİHİ : 26.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı Yusuf Sönmez tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Kayseri ve … … A.Ş. vekili, husumet itirazında bulunmuş, müvekkili şirketin yüklenici … Mühendislik firmasından araç kiralama hizmeti aldığını, yüklenici firma tarafından davacının elli yaşını geçmiş olması sebebiyle iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, müvekkilinin davacının işten çıkarılması ile ilgili olarak bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Yusuf Sönmez vekili, davacı ile yapılan iş sözleşmesinin belirli süreli iş sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin süresinin dolduğunu ve davacının iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, müvekkilinin kazanmış olduğu yeni ihalede çalıştırılacak olan şoförlerin elli yaşını geçmemiş olması şartının bulunduğunu, bu sebeple davacıyı çalıştırma şartlarının kalmadığını, zaten önceki belirli süreli iş sözleşmesinin de süresinin bittiğini, yapılan işin de sona erdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, feshe son çare olarak başvurulduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş, davalılar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce araştırmaya yönelik karar bozulmuş, bozma ilamına uyan Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Somut olayda, davacının 12.04.2013- 08.07.2015 tarihleri arasında şoför olarak alt işveren Yusuf Sönmez nezdinde, yapılan işin niteliği itibariyle belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğinde yer alan fesih bildirimine göre, davalılar arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesinin 7. maddesinin 19. bendinde öngörülen elli yaşını aşmama şartına uymadığı için davacının iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmıştır. Bozma ilamı ile alt işveren nezdinde aynı ihale kapsamı işte çalışan elli yaş üstü çalışanın olup olmadığına ilişkin şirket ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları üzerinde araştırma yapılmaksızın, davalı şirket yazısı ve davacı tanık anlatımı ile sonuca gidilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir. Mahkemce bozma sonrası verilen kararda dava konusu ihale kapsamındaki işçilerin doğum tarihlerine ilişkin belgeler, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan, Kayseri ve … … Türk Ticaret A.Ş.’den ve davalı şirketten celp edildiği, gelen belgelerde 1964, 1965, 1966 ve 1967 doğum tarihli işçilerin çalıştırıldığı anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dosya içersinde yer alan … kayıtlarından mahkemenin esas aldığı kişilerin işe giriş bilgilerinde yer alan çalıştıkları hizmet alım sözleşme bilgilerinin somut dosyadan farklı isimde olduğu görülmektedir. İhale dökümanları getirtilerek elli yaşın üzerinde çalışanların aynı ihale kapsamında çalışıp çalışmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Yine kayıtlardan bir kısım işçilerin de davası olduğu anlaşılmakla, bu husus da belirlenmeli, sadece elli yaşın üzerinde çalışanların bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, alt işveren tarafından sunulan listede yer alan ihale kapsamında çalışan işçilerin tümünün işe giriş bildirgelerinin celbi ile bu yönde de denetim yapılmalıdır. Ayrıca emsal dosyalarda (2017/30903) belirtildiği üzere davalı işverenin Türkiye çapında farklı yerlerden aldığı ihaleler varsa bu ihaleler kapsamında fesih tarihi itibariyle davacıyı çalıştırmasının mümkün olup olmadığı yani feshin son çare olması ilkesine uyulup uyulmadığı belirlenmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 26.10.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.