YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12703
KARAR NO : 2017/8521
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, …. Kadastro Mahkemesi’nin 10.12.2001 tarihinde kesinleşen 1992/184 Esas ve 2000/3 Karar sayılı ilamı ile 328 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 435 hissesinin babası adına tesciline karar verildiğini, baba adının nüfus kayıtlarında “…” olmasına rağmen kesinleşen ilamın hüküm fıkrasına sehven “….” olarak yazıldığını açıklayarak soy isminde yapılan hatanın tavzihen giderilmesi istemiyle 25.03.2015 tarihli dilekçesi ile talepte bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının (talepte bulunan mirasçının) talebinin kabulüne, Divriği Kadastro Mahkemesi’nin 1992/184 Esas, 2000/3 Karar sayılı kararın 1. Bendinde yazılı ”….’e 435 pay” yazılı bölümün ”…’e 435 pay” olarak tashihine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tavzih talebinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme ve varılan sonuç hatalı olmuştur. 6100 sayılı HMK’nın 305. maddesine göre; tavzih talebi hükmün icrasına kadar mümkündür. Davacının tavzihen düzeltilmesini istediği Divriği Kadastro Mahkemesi’nin 07.03.2000 tarih, 1992/184 Esas, 2000/3 Karar sayılı ve 10.12.2001 tarihinde kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiştir. Tavzihi istenen kararın icra edilmiş olması karşısında hükmün tavzihen düzeltilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca; mahkemece, talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile 04.06.20015 tarihli tavzih hükmünün BOZULMASINA, 05.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.