YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4195
KARAR NO : 2017/16364
KARAR TARİHİ : 06.12.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 10.06.2014 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 18.09.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 4.000,00 TL’den 2015 yılı Haziran ayından Eylül ayına kadarki kira alacağı 16.000,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 07.10.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 12.10.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, kendisinin böyle bir borcu bulunmadığını bildirerek borca ve faize itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında 10.06.2015 tarihli 1 yıllık kira sözleşmesi tanzim edildiğini, müvekkili tarafından davacı tarafa 1 yıllık kira bedelinin peşin olarak ödendiğini, ekte ibraz edilen iş bu sözleşme ile takibe konu edilen aylara ilişkin ödemeler yapıldığından müvekkili davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuş ve dosyaya “anlaşmadır” başlıklı belgeyi sunmuştur.
Mahkemece, borçlunun icra dosyasında borcu olduğundan dolayı borca itiraz ettiği, kira sözleşmesine itiraz etmediğinden kira akdini kabul etmiş sayıldığı (m.269, II), borçlunun itiraz sebepleri ile bağlı olup itiraz sebebini genişletmesinin mümkün bulunmadığı, dosyaya ibraz edilen anlaşma niteliğindeki belgenin genişletme niteliğinde olduğu, davalı tarafın borcunu ödediğini İİK 68’deki belgeler ile ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.
Davalı kiracı takibe konu kira bedellerinin ödendiğini İİKnun 269/c maddesi gereğince noterlikçe resen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecburdur. Davalı vekili 04.12.2015 havale tarihli dilekçesinde davacı ile müvekkili arasında 10.06.2015 tarihli 1 yıllık kira sözleşmesi tanzim edildiğini bildirmiş olup, dosyaya kiralayan ve kiracı adı altında imzalı
“Anlaşmadır” başlıklı belgeyi eklemiştir. İş bu belge ile taraflar arasındaki 10.06.2014 tarihli kira kontratının 10.06.2015 tarihinde sona ereceği, kiracı ….. 10.06.2015 – 10.06.2016 tarihleri arasındaki 1 yıllık kirayı peşin olarak kiralayana ödediği düzenlemesine yer verilmiştir. Ancak mahkemece HMK. 318 ve devamı maddeleri gereğince talep doğrultusunda değerlendirme yapılmadan karar verilmiştir. Ödeme belgesi borcu söndüren belge niteliğinde olduğundan, savunmanın genişletilmesi olarak değerlendirilemez. Yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Mahkemece davalı tarafça dosyaya sunulan söz konusu belge değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMKya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMKnın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİKnun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 06.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.