YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2509
KARAR NO : 2017/23850
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : 1- TCK’nın 207/1, 62 maddeleri
2- TCK’nın 157/1,168/1,62,52 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçundan Gaziantep 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16/05/2008 tarih ve 2008/121 Esas, 2008/200 Karar sayılı ilamı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra beş yıllık denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlenmesi nedeniyle 28/03/2013 tarih ve 2013/79 Esas, 2013/137 Karar sayılı dosyası üzerinden yeniden duruşma açılması üzerine, atılı suçlardan sanığın mahkûmiyetine dair hükümler, sanık ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Turkcell Bayii’nde çalışan sanığın, mağdur …’in engelli kızı için Turkcell Destekcell tarifesinden faydalanmak için vermiş olduğu nüfus cüzdanı fotokopisindeki bilgilerden faydalanarak, 09.02.2007 tarihli abonelik sözleşmesine mağdurun kimlik ve adres bilgilerini yazıp, onun adına imza atmak suretiyle kendi kullanımı için yeni bir telefon hattı aldığı, bu şekilde dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilen olayda;
1-Dolandırıcılık suçu açısından; sanığa isnat olunan eylemde; mağdurun daha önce engelli kızı için hat almak üzere kimlik fotokopisini sanığın iş yerine verdiği ve sanığın mağdura ait bu kimlik fotokopisini mağdurun bilgisi olmadan yeni hat açmada kullanması suretiyle, kamu kurum ve kuruluşlarından nüfus müdürlüğünün maddi varlığı olan belgenin kullanılmış olması nedeniyle eylemin temas ettiği TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, TCK’nın 157/1 maddesi gereği basit dolandırıcılık suçundan eksik ceza tayini,
2- Özel belgede sahtecilik suçu açısında; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisine haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenlenme de gözetilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine yazılı şekilde hükümlerin tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.