Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4536 E. 2017/6438 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4536
KARAR NO : 2017/6438
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/02/2015 tarih ve 2014/800-2015/69
sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi 3. Kişi … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirket yetkilileri, yetkilisi ve ortağı oldukları davacı şirketin … Ticaret Sicil Memurluğunda 28959 sicil noya kayıtlı olduğunu, 4 karar nolu ortaklar kurulu kararı ile tasfiye kararı alındığını, daha sonra tasfiye sonu kararı üzerine 19/03/2013 tarihinde şirketin sicil kaydının … Ticaret Memurluğundan terkin edildiğini, tasfiye sürecinde şirket alacaklarının takibi için tasfiyenin kapanmasının engel olup olmadığı konusunda tasfiye işlemlerini takip eden mali müşavirleri tarafından bilgilendirilmediklerinden şirketin alacakları için açılmış ve açılacak dava ve icra takip dosyaları ile ilgili kanuni hakların kullanılması ve şirketin zarar görmemesi için ek tasfiye talebinde bulunma zaruretinin doğduğunu belirterek, davacı şirketin ek tasfiyesinin yapılmasını, ek tasfiye işlemlerinin yaptırılabilmesi için şirketin … Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden tescilini ve …’in tasfiye memuru olarak atanmasını dava ve talep etmişlerdir.
Davalı kurum, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, ihyası istenen Limited şirketin takibe konu edilen alacaklarının bulunduğu, hatta terkin tarihinden önce 01/08/2012 tarihinde başlatılmış faturalara dayalı ilamsız icra takibinin bulunduğu ve bunun tasfiyeye konu edilmediği tespit edilmekle, yasal tasfiye şart ve işlemlerinin tamamen yerine getirilmemiş olduğu kabul edilerek, şirketin ek tasfiyesinin yapılabilmesi için yeniden ihyası ve ek tasfiye memuru atanması gerektiği sonucuna varılarak davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve ek tasfiye için şirketin daha önce tasfiyesini yapan …’in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Dava dışı … tavzih dilekçesi ile hakkında yapılan icra takibinin tasfiyeden sonra geçersiz imza sirküleri ile yapıldığını, kararda kendisinin borçlu olduğu dosya açısından da ek tasfiyeye karar verilmiş olup olmadığının açık olmadığını, kararın tavzihini talep etmiştir.
Ek kararla Mahkemece, kararın tavzih talep eden …’ın dosyasını da kapsadığı, hükümde bir çelişki olmadığı gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, 3. Kişi … vekili temyiz etmiştir.
1- Kararı temyiz hakkı davanın taraflarına aittir. Kararı temyiz eden … işbu davanın tarafı olmayıp, mahkemece verilen kararda aleyhine hüküm oluşmadığı da anlaşılmakla, dava dışı 3. kişi …’ın temyiz dilekçesi isteminin reddine karar verilmiştir.
2- 3.kişi …’ın tavzih kararına yönelik temyizine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, 3. kişi vekilinin tavzih talebinin reddi kararına ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle 3. kişinin asıl karara yönelik temyiz isteminin reddine ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle 3. kişinin tavzih isteminin reddine ilişkin karar yönelik temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden 3. kişi …’dan alınmasına, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.