Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2013/5598 E. 2017/6847 K. 18.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5598
KARAR NO : 2017/6847
KARAR TARİHİ : 18.12.2017

Mahkeme : ğır Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Sanığın Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne 10 gün içinde başvurması gerektiği yönündeki tebligata rağmen başvurması gereken sürede Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne başvurmayarak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine aykırı davranması nedeniyle mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirin infazı sırasında sanığın yeniden uyuşturucu madde kullandığından bahisle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine aykırı davrandığı belirtilerek hatalı gerekçe ile mahkûmiyet hükmü kurulması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilerek hüküm verileceği öngörüldüğünden; sanığa gönderilen duruşma günü ve saatini bildirir davetiyenin “tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, bir mazereti varsa gelip bildirmesi, gelmediği ve bir mazeret bildirmediği takdirde denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunacağı” uyarısı ile birlikte tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, belirtilen nitelikte uyarıyı içeren davetiye tebliğ edilmeden ya da sanık dinlenmeden mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
Olay tutanağı içeriği ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre, aleyhinde yeterli ve kesin delil bulunmadığı aşamada, üzerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen, suç tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı teknik yöntemlerle de saptanmayan sanığın, ele geçen uyuşturucu maddelerin beş paketinin kendisine ait olduğunu söyleyerek kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 18.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.