Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/25180 E. 2017/14736 K. 28.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25180
KARAR NO : 2017/14736
KARAR TARİHİ : 28.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hırsızlık suçundan kurulan hükümde; katılanın kovuşturma aşamasında alınan beyanında “sanığın benim dışımda kimse ile görüşmeyeceksin, görüşürsen seni öldürürüm, sana zarar vereyim ki belki bana dönersin diyerek elindeki çantayı çekmek suretiyle aldığını, kendisi bırakmayınca çantanın kulpunun koptuğunu ve sanığın çantasını alarak kaçtığını” belirtmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 148. maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmenin yüksek görevli Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; olayın gerçekleştiği saatin 21.30-22.00 sıraları, olay günü güneşin batış saatinin ise 19.19 olduğunun anlaşılması karşısında, eylemin gece vakti işlendiği sabit olduğu halde, TCK’nın 143. madde hükümlerinin uygulanmaması,
2-07.05.2013 tarihli telefon kısa mesajıyla gerçekleştirilen tehdit suçundan kurulan hükümde ise; hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1. cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
../…

Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 28.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.