YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/24903
KARAR NO : 2017/14722
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Olay mahallinde keşif yapılarak, suça konu yakacak odunların çalındığı yerin mağdura ait iş yerinin eklentisi olup olmadığı tespit edilip, eklenti niteliğinde ise TCK’nın 142/1-(b) maddesi uyarınca uygulama yapılması, eklenti olmayıp açık alandan çalınmış olması halinde ise sanıkların eylemlerinin TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen açıktan hırsızlık suçunu oluşturacağı, bu durumda eylemlerinin hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirtildikten sonra sonucuna göre, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmesi,
2)Sanıklardan …’e ait araç ile 5237 sayılı TCK’nın 54/3. maddesine göre, orantılılık ilkesi gereği araç ile çalınan malın değerinin orantılı olup olmadığı tespit edilerek, müsadere kararının işlenen hırsızlık suçuna nazaran daha ağır ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurup doğurmayacağı hususları karar yerinde gösterilip tartışılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Sanıkların, mağdurun iş yerinin civarındaki açık alandan kereste malzemelerini sanık … adına kayıtlı araca yüklemeye çalıştıkları sırada ihbar üzerine gelen polis ekibi tarafından yakalanmaları şeklinde gerçekleşen olayda 5237 sayılı TCK’nın 35/2. maddesinde belirlenen meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile suç yolunda katedilen mesafe, sanıkların amaç ve saiki dikkate alınarak, olayın oluşuna uygun düşmeyecek şekilde değerlendirilme ile en az oranda indirim yapılması,
4-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve …’ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerinin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.