YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4140
KARAR NO : 2017/6517
KARAR TARİHİ : 23.11.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 gün ve 2014/170 – 2014/233 sayılı kararı onayan Daire’nin 30/12/2015 gün ve 2015/6176 – 2015/13927 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2009/15392, 2006/23016, 2007/37035, 2011/91303 sayılı “…” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere TPE’ne başvuruda bulunduğunu, müvekkili tarafından başvuruya yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini oysa, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu, davalı bankanın müvekkilinin tanınmışlığından haksız şekilde yararlanma gayesiyle hareket ettiğini ve itibarının zedelenmesine yol açılabileceğini ileri sürerek, 2014-M-4041 sayılı YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş ise sicilden terkinine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilince verilen kararın hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, başvuru ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacı markalarının bir bütün olarak slogan ifade ettiğini, orta düzeydeki alıcıların markalar arasında bağlantı kurmasının mümkün olmadığını ve markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını davacının haksız yarar sağlanacağı ve markalarının itibarına zarar verileceği savlarının dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.