Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4434 E. 2017/6609 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4434
KARAR NO : 2017/6609
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2013 tarih ve 2009/296-2013/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar murisi ile 21.06.2004 tarihli ve 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, davalının gaz satışlarının sürekli düştüğünü, bunun üzerine yapılan araştırmada davalının bir başka LPG Dağıtım Şirketinin tüpleri ile satış yaptığının görüldüğünü, bunun üzerine … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/11 D.İş. sayılı dosyasından ve … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/10 D.İş sayılı dosyasından yapılan tespitlerde … bayiliği için tüp siparişinde kullanılan 811 11 04 numaralı telefondan tüp siparişi yapıldığını, telefona kendisini … olarak tanıtan kişinin başka marka tüp siparişi aldığını ve getirdiğini, getirilen araçta da aynı telefon numarası olduğunun görüldüğünü, davalının keşif yapılan işyerine de aynı telefon numarasının yazılı olduğunun görüldüğünü, davalının bu tutumunun sözleşmeye aykırı olup haklı fesih sebebi teşkil ettiğini, 11.02.2009 tarihli ihtarname ile sözleşmenin haklı olarak fesih edildiğini, davalı tarafın zilyetliği altında bulunan müvekkil şirkete iade etmesi gereken LPG tüpleri nedeniyle sözleşmenin 25. maddesi gereğince toplamda 281.536 TL, sözleşmenin 24. maddesine göre haklı fesih nedeniyle 107.404,00 TL, sözleşmesinin 23. maddesine göre mahrum kalınan fesih tarihi olan 11.02.2009 tarihinden sözleşmenin sona erme tarihi olan 21.06.2009’a kadar 4 ay 10 günlük kâr kaybının 20.795,00 TL olduğu, davalının 5.960,61 TL cari hesap borcu olduğunu ve 32.581,55 TL depozito alacağı olduğunu iddia ederek alacağın davalıdan tahsilini talep etmiş, davasının ıslah etmiştir.
Davalılar vekili, haklı fesih şartları oluşmadığını, davalının davaya konu tüplerin müvekkiline verildiğinin kabul edilemeyeceğini, bu miktarda tüpün herhangi bir yerde saklanamayacağını, davalının tek taraflı düzenlediği belgelerin kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 21.06.2004 tarihli 5 yıllık bayilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 3/b maddesi gereğince davalının rekabet etmemeyi üstlendiği, davalıya ait olduğu anlaşılan 226 814 11 04 numaralı hattın davalı tarafından 30.01.2009 tarihinde aynı adresteki …’a devredildiği Telekom yazısından anlaşıldığı, sözleşmenin 3/e maddesinin ihlal
edildiği, müşteri tarafından benimsenen bir telefon numarasının … korumasında olmasının makul olduğu, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshine dair 11.02.2009 tarihinde ihtarname gönderdiği, yapılan hesaplamada sözleşmenin feshi ile sözleşme bitim tarihine kadar davacının kâr mahrumiyetinin 5.159,00 TL olduğu, davacının geri vermediği tüpler için depozito mahsup edildiğinde 142.210,45 TL tüp depozitosu cezai şart talep hakkı ve 106.183,50 TL cezai şart talep etme hakkı olduğu, davacının cezai şart alacağının 106.183,50 TL olarak tespit edildiği ancak davalı talebi doğrultusunda ve yine borçlunun mahvına sebep olmamak kaydıyla 50.000,00 TL cezai şart alacağının fahiş olmadığı ve bu miktarın hüküm altına alınabileceği, 5.159,00 TL kâr kaybı alacağının talep edilebileceği, iade edilmeyen tüpler için 142.210,45 TL tüp depozitosu cezai şartı talep edebileceği ancak davacı talebiyle bağlı kalınarak 44.841,00 TL üzerinden alacağın kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalılar davadan önce temerrüde düşürülmediğinden 5.159,00 TL kâr kaybı, 50.000,00 TL cezai şart alacağı, 44.841,00 TL tüp iade bedelinden doğan alacağın dava tarihinden ve artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren değişik oranlı avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, … tüp bayiliği sözleşmesinin haklı feshi nedeniyle cezai şart alacağı ile yoksun kalınan kâr ve depozito bedeli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11/02/2009 tarihinde feshedilmesinden sonra davacının 19/02/2009 tarihinde dava dışı başka bir şirketle yeni bir bayilik sözleşmesi yapmış olmasına göre, davacının uğrayabileceği kazanç kaybının bu tarihler arasında gerçekleşeceği gözetilmeksizin mahkemece dava konusu bayilik sözleşmesinin bitim tarihine kadar hesaplanan kar kaybına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3- Depozito bedeli bakımından da taraflar arasındaki dava konusu sözleşme süresi dikkate alınmak suretiyle davalıya teslim edilen ve iade edilen tüpler bakımından varsa tarafların ticari defter kayıtları incelenmek suretiyle, bu mümkün olmadığı takdirde davalının ticari işletme kapasitesi dikkate alınarak teslim ve iade edilmesi gereken tüp adedi belirlenerek depozito bedeli takdiri gerekirken mahkemece sözleşme dışı dönemi de kapsayacak şekilde belirleme yapılması doğru görülmemiştir.
4- Sözleşmenin haklı feshi nedeniyle 24. maddede yer alan cezai şart miktarı belirlenirken, son bir yıl içinde bayii tarafından alınan en yüksek aya ait ton miktarı ile fesih tarihindeki 12. kg tüplü LPG’nin perakende satış fiyatı baz alınarak çarpıma esas tüp adeti bulunduktan sonra yine bulunan tüp adedinin de belirlenmeye esas alınan perakende satış fiyatı ile çarpımı ile belirlenen tutarın cezai şart olarak belirlenmesi gerekirken sözleşmeye aykırı suretle yapılan hesaplama ve taleple bağlı kalınarak yazılı şekilde cezai şart takdiri doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2, 3, 4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.