YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7539
KARAR NO : 2017/13929
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
Genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 170/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2011 tarihli ve 2011/188-386 sayılı kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 170/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2015 tarihli ve 2015/228-448 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığın kişiler üzerinde korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde kurusıkı tabanca ile havaya ateş etmek şeklinde kabul edilen eylemi sebebiyle mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.06.2007 tarihli ve 2007/8-143 esas, 2007/155 sayılı kararında da belirtildiği üzere, silâh vasfında bulunmayan kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etme eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 170/1-c maddesinde tanımlanan, içinde silâh öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığından, korku, kaygı veya panik yaratacak şekilde ateş etme eyleminin oluşmayacağı, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36/1. maddesi kapsamında idari para cezasını gerektirdiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.02.2017 gün ve 2016/13269 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03.03.2017 gün ve KYB/2017-13827 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kurusıkı tabanca ile havaya ateş etme eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c madde ve fıkrasında tanımlanan ve içinde silah öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığı, eylem 5236 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36/1 madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında olup idari yaptırımı gerektirmekte ise de; oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ile mağdurlar arasında çıkan tartışma sırasında sanığın suça konu silah ile mağdurları korkutmak amacıyla havaya ateş etmesi şeklindeki eyleminin belirli kişiler olan mağdurlara yönelik olması nedeniyle zincirleme şekilde silahla tehdit suçunu oluşturduğu ve suç vasfında yanılmanın sanık lehine hükmün bozulmasını gerektirmediği anlaşılmakla;
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine, 07.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.