YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17935
KARAR NO : 2017/26145
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi,hükmün açıklanmasının geriye bırakılması
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanıklar … ve … hakkında verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, katılan …’ın tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanık … hakkında hakaret suçundan verilen kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olması nedeniyle temyiz isteminin reddine ilişkin karar yasaya uygun bulunduğundan, bu karara karşı yapılan başvurunun 1412 sayılı CMUK’nın 315/2. maddesi gereğince REDDİNE, yerel Mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA,
3- Sanık … hakkında tehdit ve yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın tehdit eylemini uzlaşmaya tabi olmayan silahla yaralama ile birlikte işlediğinden, uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı değerlendirilerek, yapılan incelemede;
a-Sanığa yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın öngörülen biçimde infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
b-Tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden ise;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, mağdura söylediği iddia ve kabul edilen “burayı başına yıkacağım” biçimindeki sözlerin TCK’nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilip tartışılmadan, aynı madde ve fıkranın 1. cümlesi gereğince hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.