YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4168
KARAR NO : 2017/6466
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ : () 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2015 tarih ve 2014/241-2015/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin pastacılık, makarnacılık dolum makineleri üreterek ithal ettiğini, 2010/19197 tescil numaralı gidamak.com markasının sahibi olduğunu, “…” adlı internet sitesinde müvekkili şirkete ait ürünlerin yer aldığını, davalıların aynı iştigal alanında faaliyet gösterdiklerini ve müvekkiline ait internet sitesine tecavüz ederek yayın yaptıklarını, davalıların “…” adlı internet sitesini aldıklarını ve siteye girildiğinde sitenin otomatik olarak davalılara ait “…” isimli siteye yönlendirildiğini, bu durumun davacının markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek müvekkilinin markasına yapılan tecavüze son verilmesini, 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı şirketin faaliyet alanının gıda makineleri üzerine olduğunu, ürünün adının marka olarak kullanımının KHK’ya aykırı olduğunu, davalının sitenin yönlendirmesi konusunda bilgisi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, “…” alan adına girilmek istendiğinde yönlendirme ile kullanıcının karşısında “…” alan adı altındaki internet sitesinin çıktığı, dava konusu www.gıdamak.com alan adının davacıya ait “…” tescilli markası ve … alan adı ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davacının markasının 35.sınıfta yer alan mağazacılık hizmetlerinde tescilli olduğu, halk nezdinde karıştırma ihtimaline yol açacağı, yönlendirme yapılmasının davacının markasından haksız faydalanma amacı taşıdığı, B.K’nun 49.maddesi gereğince tecavüz sonucu ticari itibari zedelenen davacı şirket yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacı vekilinin 13.10.2015 tarihli duruşmada maddi tazminat hesabı taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği
ve bu nedenle maddi tazminatın hesaplanmadığı, davanın kabulü ile davalıların “…” isimli alan adının davacının markası ile benzer olduğu ve haksız rekabet teşkil eder şekilde kullanıldığı belirlendiğinden tecavüzün önlenmesine, “…” isimli davalılara ait siteye erişimin engellenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, maddi tazminat konusunda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 256,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.