YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/36072
KARAR NO : 2017/19286
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, izin ücreti, yol ve yemek ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28/11/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 19.4.2012-26.12.2013 tarihleri arasında en son 3.600,00 TL. net ücret ile şirket merkezinde genel müdür danışmanı pozisyonunda çalıştığını, son 7 aylık ücretinin eksik yatırıldığını, iş akdinin ücretinin ödenmesi konusunda ısrar etmesi üzerine haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, yol ve yemek ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili Şirkette iki dönem halinde çalıştığını, 12.4.2012-31.5.2013 tarihleri arasında pazarlama danışmanı olarak geçen ilk dönem çalışmasına ait ücret ve diğer tüm yasal haklarının ödenerek tasfiye edildiğini, 6.6.2013-26.12.2013 tarihleri arasında pazarlama danışmanı olarak Şirket merkezinde bulunmadan ihtiyaç halinde çağrılmak üzere çalıştığını, iki tarafın karşılıklı rızası ile çalışma koşullarının değişikliğe uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacı vekili müvekkilinin davalı şirkette genel müdür danışmanı pozisyonunda çalışmakta iken son yedi aylık ücretinin eksik yatırıldığını, ücretinin ödenmesi konusunda ısrar etmesi üzerine işveren tarafından iş akdinin feshedildiğini iddia ettiği, davalı vekili ise davacının şirketi iki dönem halinde çalıştığını, ilk dönem çalışmasının tüm hakları ödenerek tasfiye edildiğini, ikinci dönem çalışmasında ihtiyaç halinde çağırılmak üzere çalıştığını belirterek davanın reddini savunduğu, davacıya ilk dönem çalışması için ödeme yapıldığına ilişkin kıdem tazminatı bordrosu ile ibraname sunulmuş ise de, ibranamenin Borçlar Kanunu’nun 420.maddesindeki şartları taşımadığı gibi davacı tarafından dosyaya sunulan 27.01.2014 tarihli yazıda; 2012 tarihinden itibaren görev yapan davacının 2013 Aralık ayında dışarıdan destek almalarından dolayı görevine son verildiğinin belirtildiği, tekrar işe girdiği iddia edilen Haziran 2013 ayı ücret bordrosunda beş günlük ücrete ilaveten “başka hiçbir bordroda ikramiye ödemesi olmamasına rağmen” ikramiye ödemesinin yapıldığı, ikramiye ile birlikte ödenen miktarın otuz günlük ücreti tutarına eşit olduğu, bu nedenle davacının çalışmasının 19.04.2012-26.12.2013 tarihleri arasında kesintisiz devam ettiğinin e kabul edildiği, ayrıca davalı tarafca iş akdinin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiği ispat edilemediğinden davacının feshe bağlı tazminatlara hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki iş ilişkisi esnasında davacı işçiye herhangi bir kıdem tazminatı ödemesinin yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulması gereklidir.
Davalı işveren davacıya ilk dönem çalışması için net 3.522,37 TL. kıdem tazminatı ödediğini savunarak bu ödemeye ilişkin imzalı kıdem tazminatı bordrosunu dosyaya ibraz etmiştir.
Hükme dayanak bilirkişi raporunda ise sözkonusu kıdem tazminatı ödemesine banka hesap ekstresinde rastlanılmadığı için değer verilmemiştir.
Davacı vekilince, kıdem tazminatı bordrosundaki imza inkâr edilmemiş, sadece bu konudaki bilirkişi tespitlerinin yerinde olduğuna ilişkin yazılı beyanda bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece yapılacak iş, davacı isticvap edilerek bahse konu bordrodaki tahakkukun davacıdan sorulması ve sonucuna göre bu ödemenin dikkate alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinden ibarettir. Eksik araştırmayla sonuca gidilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28/11/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.