YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15958
KARAR NO : 2017/18028
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, iş gücü tazminatı, bakım tazminatı ile ilave tediye, ikramiye, Cumartesi çalışma zammı, sosyal yardım, elektirik yardımı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalı iş verenlikte yüklenici firmalar nezdinde 21/09/2012 tarihinden itibaren çalışan müvekkilinin açma kesme servisinde elektrik teknisyeni olduğunu, muvazaalı asıl işveren alt işveren ilişkisi nedeniyle davacının baştan itibaren davalı …. işçisi sayılması gerektiğini, davacının Toplu İş Sözleşmesinden faydalanmak için başvuruda bulunduğunu, …. kadrosunda olan işçilere sağlanan hakların davacıya da verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilave tediye, ikramiye, Cumartesi çalışma zammı, sosyal yardım alacağı, iş güçlüğü tazminatı, bakım tazminatı ve elektrik yardımı alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının çalıştığı firma veya firmaların asıl işveren konumunda bulunduğunu, davalıya husumet yönetilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava konusu işçilik alacaklarının hesabına esas alınan ücret konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı işçi kesinleşen muvazaa kararı gereği baştan itibaren davalı işverenin işçisi olsa da, sendikaya üyeliğinin işverene bildirildiği tarih öncesinde toplu iş sözleşmesinden yararlanmasına imkan bulunmamaktadır. Davaya konu işçilik alacakları hesabında davacının sendikaya üye olduğu tarihte almakta olduğu ücreti esas alınarak, toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığı tarihte yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümleri uygulanmak suretiyle artışlar yapılmalı ve tespit edilen ücretlerine göre davaya konu işçilik alacağı hesaplanmalıdır. Yazılı şekilde ücret tespiti esas alınarak hüküm kurulması isabetsizdir.
3-Davacı… m. 83’e dayanarak Cumartesi günü çalışmaları karşılığı ücret talep etmiştir.
Söz konusu alacağın varlığını ispat yükü davacıda olup, davacı delil olarak tanık beyanlarına dayanmıştır
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır.
Diğer taraftan 6100 HMK.’un tanıkla ilgili hükümleri incelendiğinde, 240/1 maddesinde “Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir”, 250. maddesinde “Tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir” ve 254. maddesinde ise “Dinleme sırasında öncelikle tanıktan adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği, adresi, taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı, tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı sorulur” kurallarına yer verilmiştir.
Dairemizin istikrarlı uygulaması gereği, davalı aleyhine dava açanlar tanık olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına ihtiyatlı yaklaşılması gerekir. Bu beyanlar diğer yan delillerle birlikte değerlendirilerek, sonuca gidilmelidir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanık beyanına göre davacının Cumartesi günü çalıştığı kabul edilip alacak hesaplanmıştır. Oysa davacı tanığı olarak dinlenen işçi aynı şekilde davalı aleyhine dava açmıştır.
Tanığın konumu, tanıklığına duyulacak güveni etkileyecek durumdadır. Bu nedenle tanıklığına itibar edilemez. Davacı Cumartesi günleri çalıştığı somut delillerle kanıtlayamadığından bu talebin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
4-Davacı İşletme …’den doğan alacakları yönünden İşletme…’de öngörülen hak ediş tarihlerinden itibaren faiz uygulanmasını talep etmiştir.
Davacının üyesi olduğu sendika ile davalı işveren arasında imzalanan İşletme Toplu İş Sözleşmesinde sözleşmeden kaynaklanan alacakların ödeneceği zaman kararlaştırıldığından anılan alacaklara ödenmesi gereken tarihlerden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava ile istenen kısmi miktarlara bu tarihten, ıslahla arttırılan kısma ise ıslah tarihinden faiz yürütülmesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 13/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.