Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/12357 E. 2017/16153 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12357
KARAR NO : 2017/16153
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı 3. kişi vekili, müvekkili şirketin takip borçlularından biri olduğunu, ancak, … 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 29.07.2011 tarihli iflas erteleme tedbir kararı gereği hakkındaki takibin durdurulduğunu, ne var ki aynı dosyada borçlular … ve …’in şahsi borçları nedeniyle şirket mallarının haczedildiğini, şirket ortağının borcundan dolayı şirkete ait malların haczi hukuka aykırı olduğundan istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, bütün borçluların aynı adreste faaliyet gösterdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacı şirketin takip borçlusu olduğu, borçlunun istihkak davası açma hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı 3. kişi vekili temyiz etmiştir.
Dava 3. kişinin, İİK’nun 96. maddesine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş ise de, davanın konusunun 10.06.2014 tarihli haciz işlemi olduğu, davacı şirket her ne kadar takip borçlularından biri ise de, haciz tutunağından da anlaşılacağı üzere, haczin borçlular … ve … yönünden yapıldığı, davanın konusu anılan 10.06.2014 tarihli haciz olduğuna göre, diğer takip borçlusu olan davacı şirketin bu haciz yönünden 3. kişi olduğu, davacının istihkak davası açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla, bu durumda Mahkemece,aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilerek toplanan deliller değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açılanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.