Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/6475 E. 2017/16467 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6475
KARAR NO : 2017/16467
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

… A R A R

Davalı …’nin kızı … karşı işlenen cinsel taciz suçu nedeniyle ve …’e … tarafından tehdit suçunu işlediği iddiasıyla yürütülen soruşturmalar sırasında …’in …in çocuğu olduğuna dair beyanların alınması üzerine,… Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2015 gün 2015-213 sayılı davanamesi ile Samet’in davalılar …….’ın çocuğu olarak nüfus kaydının düzeltilmesi istenmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36.maddesinin 1/a bendine göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları düzeltmeyi isteyen şahıslar ile, ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yasa’nın bu hükmünden de anlaşılacağı gibi nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davasının Cumhuriyet Savcısı tarafından açılabilmesi için yasada öngörülen koşulların bulunması gerekir.
Somut olayda, ilgili resmi dairenin gösterdiği bir lüzum bulunmamaktadır. Ayrıca dava konusu olay yürütülmekte olan soruşturmayı değiştirecek nitelikte de olmadığından nüfus kaydının düzeltilmesi istemi yanlış yazılım nedeni ile hukukları etkilenecek olan kişilere aittir. Bunlar, diğer vatandaşlar gibi harç vb. yükümlülüklerini yerine getirerek böyle bir davayı gerek gördükleri takdirde her zaman açabilirler.
Mahkemece açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak …’in anne ve baba yönünden nüfus kaydının düzeltilmesi istemine yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.