YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6152
KARAR NO : 2017/16493
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, davacı … ile diğer iki kardeşinin 1988 yılında nakil sonucu oluşturulan baba …’in hanesine nakilleri ile kardeşleri olarak nüfusa kayıtlı 07.09.1952 doğumlu …adında bir kardeşleri olmadığı halde günün koşulları gereği nüfusa tescil edildiği ileri sürülerek adı geçenin nüfus kaydının iptali istenmiş, mahkemece her iki talebin de reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava iki ayrı talebi içermekte olup birinci talep, davacının babasının nüfus kaydını 1988 yılında başka bir haneye taşıması sonucu oluşan yeni haneye, nakil esnasında onsekiz yaşından büyük olan davacı ve iki kardeşinin nakli, ikinci talep ise gerçekte olmayan birisinin nüfus kaydının iptali istemine ilişkindir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-… Şen’in nüfus kaydının iptali davası yönünden;
Nüfus kayıtlarının düzenli ve gerçeğe uygun olarak tutulması kamu düzeni ile yakından ilgilidir. Nüfus kayıtlarındaki istemlerle ilgili davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır. Bu bakımdan hakim re’sen araştırma ilkesinin sonucu olarak kendiliğinden delil toplama yetkisine sahiptir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu; nüfus kaydının iptali istenilen …, 07.09.1952 doğumlu, ve … ile … kızı olarak beyan üzerine 08.08.1956 tarihinde nüfusa tescil edildiği, babası … ile birlikte 1988 tarihindeki nüfus yer değiştirme tutanağında ismi karşısında imzası bulunduğu, bunun dışında nüfus kaydında herhangi bir işlem mevcut olmadığı gibi dinlenen her üç davacı tanığı da, davacının …adında bir kardeşinin olmadığını ve böyle bir kişinin doğmadığını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Mahkemece, … adında birisinin dava dilekçesinde ileri sürüldüğü üzere gerçekte olmadığı halde çeşitli saiklerle nüfusa tescil edildiği yönündeki iddia ile ilgili olarak; … adında birilerinin gerçekte var olup olmadığının tespiti açısından nüfusa tesciline dayanak bildirimde isimleri bulunan kişilerin yaşamaları halinde tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, bu hususta ayrıntılı olarak doğum tarihi de dikkate alınarak kolluk araştırması yaptırılması, milli eğitim müdürlüğü, tapu müdürlüğü, sosyal güvenlik kurumu, vergi dairesi, emniyet müdürlüğü ve nüfus müdürlüğüne müzekkereler yazılması, yer değiştirme tutanağında mevcut imzaların ilk bakışta benzer oldukları da dikkate alınarak bu imzaların aynı el ürünü olup olmadığı hususunda da rapor alınıp, toplanacak diğer deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine
07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.