YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4378
KARAR NO : 2017/14725
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/6-7-8. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2013 tarih, 2011/429 Esas ve 2013/186 Karar sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/10/2017 gün ve 94660652-105-81-8940-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20/10/2017 gün ve 2017/58504 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE:
Dosya kapsamına göre;
Sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; tekerrüre esas alınan aynı mahkemenin 2011/151 Esas ve 2011/127 Karar sayılı kararına konu mahkumiyet hükmünün, incelemeye konu suçun işlendiği 28/11/2010 tarihinden sonra 22/09/2011 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 58/1. maddesinde yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme gereğince, sanığın sabıka kaydındaki söz konusu ilâmın tekerrüre esas olamayacağı, ayrıca adlî sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başka bir hükümlülüğün de bulunmaması karşısında, sanık hakkındaki cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Kanun Yararına Bozma isteği doğrultusunda düzenlendiği tebliğnamedeki düşüncelerinde görüldüğünden: nitelikli hırsızlık suçundan sanık … hakkında Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/03/2013 tarih, 2011/429 Esas ve 2013/186 sayılı kararının CMK’nın 309/4-c maddesi gereğince Kanun yararına BOZULMASINA, ancak bu hususun aynı Kanun’un 309/4-d maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün 2-e maddesinde belirtilen TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın tamamen hükümden çıkartılmasına, infazın buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.