Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2017/19493 E. 2017/27036 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/19493
KARAR NO : 2017/27036
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

Tehdit ve hakaret suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda sanığın mahkumiyetine dair, Denizli 7. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 19/11/2013 gün ve 2013/388 esas, 2013/684 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 20/09/2017 gün ve 2014/51864 esas, 2017/20357 karar sayılı kararıyla;
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın müştekiye hitaben ”seni öldüreceğim, senin ……sinkaf edeceğim” biçiminde sözler söylediğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, belirtilen sözlerin geleceğe yönelik TCK’nın 106/1-1. madde ve cümlesinde düzenlenen hayata ve cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında hakaret suçundan ayrıca mahkumiyet hükmü kurularak fazla ceza verilmesi,
2-Kabule göre ise,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması, hakaret suçu yönünden de 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, karar verilmiştir.

I-İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/11/2017 gün ve 4 – 2014/510 Temyiz sayılı yazısı ile;
İtiraza konu uyuşmazlık sanık …’ın duruşma salonunda katılana yönelik sarf ettiği “seni öldüreceğim, senin ananı avradını sinkaf edeceğim” şeklindeki sözlerinin katılanın cinsel bütünlüğüne yönelik tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığına ya da tehdit ve hakaret suçlarının ayrı ayrı oluşup oluşmadığına ilişkindir.
5237 sayılı TCK’nun “hakaret” başlıklı 125. maddesinde;
“(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.
(2)Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3)Hakaret suçunun;
a)Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b)Dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c)Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, işlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5)Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır” hükmü yer almaktadır.
Maddenin birinci fıkrasında hakaret suçunun temel şekli, üçüncü ve dördüncü fıkralarında ise nitelikli halleri düzenlenmiş olup, madde gerekçesinde de; “Hakaret” fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığıdır” şeklinde açıklama yapılmıştır. Buna göre, suçun konusu kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, somut bir fiil veya olgu isnat etme ya da sövme suretiyle kişilerin onur, şeref ve saygınlığına saldırma eylemi hakaret suçunu oluşturacaktır.
Ceza Genel Kurulu’nun 31.10.2012 gün ve 850-1828, 26.06.2012 gün ve 419-247, 27.10.2009 gün ve 196-248, 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda, 765 sayılı Türk Ceza Kanundaki hakaret ve sövme suçu ayrımı kaldırılmıştır. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olduğundan bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.
Madde 106-(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” hükmünü içermektedir.
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç
almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Tehditin, mağdurun belli menfatine yönelmiş olmasının bir önemi bulunmamaktadır. mağdurun huzurunun bozulması yeterlidir.
Tehdit suçu tamamlayıcı ve genel nitelikte bir suçtur, hangi amaçla işlenirse belirtilen suçu oluşturur,
Tehdit suçunda, failin mağdura yönelik eyleminin, mağdurun kendisine veya yakınının hayatına, vücut dokunulmazlığına, cinsel bütünlüğüne, mal varlığına veya bunlar dışında kalan hukuksal açıdan korunan herhangi bir değere yönelik olmalıdır.
Cinsel dokunulmazlık, mağdurun kendisinin cinsel boyutu üzerinde serbestçe tasarruf edebilme hakkını içermektedir.
Failin, mağdurun cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğine yönelik korku yaratma, gözdağı verme, bu duruma yönelik zarar verebileceğini ileri sürebilmesi ve zorlama ve baskı yaratarak haksızlığı gerçekleştireceğini bildirmesidir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, maddi olayda, Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/100 E. sayılı dava dosyasının şikayetçisinin …, sanığının … olduğu, yaralama suçundan yargılamanın yapıldığı, 14/05/2013 tarihli duruşmasında, sanık …’ın duruşma salonuna girdiği sırada katılana yönelik “seni öldüreceğim. Senin ananı avradını sinkaf edeceğim” şeklinde tehdit ve hakaret etmesi üzerine mahkeme heyeti tarafından tutanağa geçirildiği şeklinde gerçekleşen eylemde, sanığın sarf ettiği “seni öldüreceğim” şeklindeki sözlerin, bir kimsenin hayatına yönelik olduğu ve yaşamını sürdürme hakkını ortadan kaldıracağına yönelik bir açıklamayı içerdiği ve sanığın bu sözlerinin TCK 106/1. maddesinde yazılı tehdit suçunu oluşturduğu;
Sanığın sarf ettiği “senin ananı, avradını sinkaf edeceğim” şeklindeki sözlerinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını zedeleyici nitelikte olup hakaret suçunu oluşturduğu konusunda bir kuşku bulunmamaktadır. Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bir nolu bozma kararında yazılı, sanığın sarf ettiği sözlerin, geleceğe yönelik TCK’nın 106/1-1. madde ve cümlesinde düzenlenen hayata ve cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit suçunu oluşturduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Sanığın sarf ettiği “ananı avradını sinkaf ederim” şeklindeki sözlerin, katılanın ya da eşi ve annesine yönelik cinsel dokunulmazlığına yönelik bulunmayıp, sanığın katılan ile aralarında bulunan husumetin etkisiyle duruşma sırasında mahkeme heyeti huzurunda, kızgınlık ve öfke sonucunda katılana küfürlü sözler sarf etmesidir.
Bu itibarla sanığın duruşma salonuna girdiği sırada katılana yönelik “seni öldüreceğim. Senin ananı avradını sinkaf edeceğim” şeklindeki sözlerinin, tehdit ve hakaret suçlarını oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında yasal olmayan yetersiz gerekçeyle sanığın sarf ettiği, sözlerin geleceğe yönelik TCK’nın 106/1-1. madde ve cümlesinde düzenlenen hayata ve cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit suçunu oluşturduğu
./..
.4.

gözetilmeden, sanık hakkında hakaret suçundan ayrıca mahkumiyet hükmü kurularak fazla ceza verilmesine ilişkin, bir nolu bozma kararının kaldırılarak hüküm fıkrasından çıkartılması istemiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20/09/2017 gün ve 2014/51864 Esas, 2017/20357 Karar sayılı bozma kararını itiraz edilmiştir.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre;
1-İtirazın KABULÜNE,
2-Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20/09/2017 gün ve 2014/51864 Esas, 2017/20357 Karar sayılı bir nolu bozma kararının KALDIRILMASINA.
3-Sanık hakkında, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi kapsamında işlem yapılmasına ilişkin hükmün BOZULMASINA,
4-İtiraz yerinde görülmediği takdirde dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi,
İsteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:

II-İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, sanığın ”seni öldüreceğim, senin ananı avradını sinkaf edeceğim” şeklindeki sözlerinin bir bütün halinde hayat ve cinsel dokunulmazlığa karşı tehdit suçunu oluşturması nedeniyle mahkumiyet kararının bozulmasına dair, Dairemizin 20/09/2017 tarihli kararına ilişkindir.

III- KARAR
Sanığın müştekiye hitaben söylediği kabul edilen ”seni öldüreceğim, senin ananı avradını sinkaf edeceğim” şeklindeki sözlerinin bir bütün halinde hayata ve cinsel dokunulmazlığa karşı tehdit suçunu oluşturduğu, hakaret suçunu oluşturmadığı anlaşıldığından,
Dairemizin 20/09/2017 gün 2014/51864 esas, 2017/20357 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 06.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.