YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18886
KARAR NO : 2017/22835
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde duruşmalı olarak davalı … Grup Müh. İnş. Tic. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işyerinde inşaatta soğuk demir işçisi olduğunu, iş aktinin işçi fazlalığı nedeniyle 31/05/2012 tarihinde feshedildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, yıllık izin ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Grup Müh. İnş. Tic. Şti. vekili davacının, 06/04/2011 tarihinde işe başladığını 26/01/2012 tarihinde istifa ettiğini, 17/03/2012 tarihinden 30/05/2012 tarihine kadar tekrar çalıştığını 1 yılı geçmediği için kıdem tazminatı verilemeyeceğini kendi talebiyle ayrıldığı için de ihbar tazminatı alamayacağını, davacının alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş; davalı …Ş. davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 06/04/2011-26/01/2012, 17/03/2012-30/05/2012 tarihleri arasında çalıştığı ve 1 yıl 4 gün hizmeti olduğu, davacının da imzası olan puantaj kayıtlarında 2012 Ocak ayında eksik gün bildirimi yapıldığı, davacının da imzası olduğundan bu dönemde 20 günde çalışmadığı kıdem süresinin 351 güne düştüğü, davacı tarafın Nisan 2011- Mayıs 2012 arasında çalışma iddiası resmi … kayıtlarıyla uyum sağlamadığından dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı … Grup Müh. İnş. Tic. Şti. vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Anayasanın 141’nci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının birbirine aykırı olmaması gerekir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Diğer taraftan, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 06/04/2011-26/01/2012, 17/03/2012-30/05/2012 tarihleri arasında çalıştığı ve 1 yıl 4 gün hizmeti olduğu, ancak davacının da imzası olan puantaj kayıtlarında 2012 Ocak ayında eksik gün bildirimi yapıldığı, davacının da imzası olduğundan bu dönemde 20 gün çalışmadığı, kıdem süresinin 351 güne düştüğü, davacı tarafın Nisan 2011- Mayıs 2012 arasında çalışma iddiası resmi … kayıtlarıyla uyum sağlamadığından davacının kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretine hak kazanamayacağı belirtilerek mahkemece eksik gün bildirimlerinin kabul edilmemesi ihtimaline binaen kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının hesaplandığı belirtilmiştir. Mahkemece, kararın gerekçesinde bilirkişi raporu tekrarlanarak … kayıtları ile örtüşmeyen davacı iddiasına itibar edilemeyeceği belirtilmiş olmasına karşın kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Bu durumda gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki doğmuştur. Mahkemece, gerekçe ve hüküm fıkrası arasındaki aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Kabul şekline göre, davacının haftanın 7 günü çalıştığı kabulüne göre fazla çalışma hesaplanmış ise de, davacının hafta tatili kullanmadan çalışma iddiası ayrı bir talep konusu olup haftalık fazla çalışma süresi belirlenirken çalışılan hafta tatili çalışmasının da eklenerek hesaplama yapılması doğru olmayıp, davacının hafta tatili çalışmasına karşılık gelen 7.5 saat süre dışlanmadan fazla çalışmanın hesaplanması; dava ve ıslah tarihlerinin hüküm yerinde açıkça belirtilmemesi ve hüküm altına alınan miktarların ne kadarına dava, ne kadarına ıslah tarihinden faiz yürütüleceğinin hüküm yerinde gösterilmemesi de hatalı bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı … Grup Müh. İnş. Tic. Şti.’nin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.