Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/4381 E. 2017/16523 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4381
KARAR NO : 2017/16523
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
HMK 297/2 (HUMK.nun 388/5) maddesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Ödenmeyen kira parasının tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine borçlunun itiraz etmesi üzerine davalı borçlu aleyhine açılan itirazın kaldırılması davasının yargılaması sonunda mahkemece, davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş ise de itirazın ne miktar üzerinden kaldırıldığı belirtilmeksizin kurulan hükmün yukarıda anılan yasa hükmü gözetilerek taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların infazda güçlük çıkarmayacak biçimde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK.nun 6352 sayılı Kanunla değişik 68/son maddesine göre itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerekir. Mahkemece, borçlunun itirazının esasa ilişkin nedenlerle kaldırılmasına karar verildiğine ve kira parasının likit olmasına göre kira alacağı bakımından davacı yararına kabul edilen asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu yönde herhangi bir karar verilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek bulunmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 11.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.